SİNÜZİT İHMALE GELMEZ!


Soğuk havaların başlamasıyla birlikte kendini sıklıkla gösteren sinüzit öyle bir hastalık ki, sadece fiziksel belirtiler göstermekle kalmıyor, aynı zamanda uyuşukluk, çalışma isteksizliği ve depresyon dahil olmak üzere birçok psişik semptomları da beraberinde getirebiliyor. Ağrılar karakteristik olarak eğilme, ağır bir şey kaldırma, öksürme, başını sallama gibi hareketler sırasında sinüslerdeki basınç artışına bağlı olarak artıyor.

 

Sinüzitler genellikle aşağıdaki gibi sınıflandırılır:

  • Akut rinosinüzit
  • Kronik rinosinüzit (12 haftadan daha uzun süren rinosinüzit)
  • Subakut rinosinüzit
  • Tekrarlayan akut rinosinüzit
  • Kronik rinosinüzitin akut alevlenmeleri

 

Sinüzit nasıl oluşur?

 

Sinüsler, içi hava dolu boşluklardır ve burun içine açıldıkları yerlere ostium denir. Sinüzitin oluşumunda bu ostiumların tıkanması ve/veya mukosiliyer aktivite denen, mikroskobik olarak burnu temizleyen mekanizmanın bozulması temel sorunu oluşturur. Ostium denen sinüslerin açıldığı yerlerin tıkanması, sinüs havalanmasının ve drenajın azalmasına, mukus stazına, sinüs içinde pO2 azalması/pCO2 artmasına neden olur.

 

Bunların sonucunda yerel enflamasyon, mukus viskositesinin artması ve siliyer hareketin yavaşlaması sonucu sinüs içinde bakteri çoğalması meydana gelir. Böylece baş ağrısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı gibi semptomlarıyla rinosinüzit ortaya çıkar.

 

Sinüzite neler yol açar?

 

Sinüs ostiumlarının tıkanması, mukosiliyer klirensin bozulmasına yol açan anatomik sorunlar ve hastalıklar sinüzite yol açabilir. Anatomik sorunlar arasında septum deviasyonu, orta konka değişiklikleri (konka bulloza, paradoksik orta konka), haller hücresi, etmoid bulla varyasyonları, unsinat proses değişiklikleri sayılabilir.

 

Hastalıklardan en sık olarak viral üst solunum yolu enfeksiyonları, daha sonrasında alerjik rinitler, kronik adenoidit/adenoid vejetasyon, kistik fibrozis, immotil silia sendromu gibi hastalıklar sinüzite neden olurlar.

 

Sinüzit olmuş hastaya uygulanması gereken yöntem nedir?

 

Bu grup hastalardaki şikayetlerin "Üst solunum yolu enfeksiyonuna mı alerjik bir hastalığa mı yoksa paranazal sinüslerin sekonder bakteriyel bir enfeksiyonuna mı" bağlı olduğu, tanı koymada sorun oluşturur. Bazı hastalar ise sık sık tekrarlayan veya geçmeyen baş ve yüz ağrılarından, burun akıntısı ve tıkanıklığından, ağrı kesiciler ve burun spreyleriyle olan bağımlılıklarından yakınırlar. Daha önce birkaç doktordan tedavi aldıklarını ve fayda görmediklerini, bu sebeple iş aile ve sosyal yaşantılarının bozulduğunu ifade eden hastalar kulak burun boğaz hekimlerine başvurmaktadır.

 

Sıklıkla bu hastalar, psikolojik olarak da etkilenmiş durumdadırlar. Hasta; her başvurusunda yeni bir sinüzit atağı geçirdiği kabul edilerek, tekrar tekrar ilaç tedavileri almaktadır. Sinüzitin farklı alt grupları mevcuttur ve bunlara yönelik tedavi yaklaşımları farklılık gösterir. Hastalarda öncelikli olarak sinüzitin tipi ve sebeplerine yönelik araştırmalar yapılmalı, daha sonra tedavi planlanmalıdır.

 

Sinüzit tanısı nasıl konulur?

 

Sinüzit tanısı bu konuda uzmanlığı olan kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahları tarafından yapılan detaylı bir sorgulama, kulak burun boğaz muayenesi, endoskopik muayene, waters grafisi ve paranazal sinüs tomografileri ile konulmaktadır.

 

Sinüzit tedavisi nasıl yapılır?

 

Sinüzit tedavisi ile ilgili olarak ilaç ve cerrahi tedavi yaklaşımları vardır. Ancak tüm tedavi yaklaşımlarının temel ilkeleri aynıdır. Amaç hastalığa yol açan ostium tıkanıklığı ve mukosiliyer klirensin bozulması gibi sorunların sebebi olan anatomik problemler ve hastalıkları ortadan kaldırmaktadır. Viral üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası gelişen sinüzitlerde antibiyotikler, dekonjestanlar, mukolitik ajanlar ve burun lavajları ile yapılan medikal tedaviler uygulanır. Eğer altta yatan bir alerjik rinit durumu varsa buna yönelik antihistaminik ve nazal steroidler gibi ilaçlar ile medikal tedavi yapılır veya gerekli görülen durumlarda daha ileri alerji tedavileri planlanabilir. Ostium tıkanıklığına yol açan septum deviasyonu, konka bulloza, unsinat proses değişiklikleri, etmoid bulla varyasyonları, haller hücresi vb. gibi anatomik problemler varsa, medikal tedavi ile düzelme olmayan kronik rinosinüzitli olgularda, adenoid vejetesyonu olan ve medikal tedavi ile düzelmeyen çocuk hastalarda cerrahi yöntemler uygulanmaktadır.

 

Hastanenizde konuyla ilgili çalışmalar ne düzeydedir?

 

Hastanemizde, kulak burun boğaz polikliniğinde rijit ve fleksible endoskopik muayenelerin de yapılabildiği endoskopi ünitesi ve her türlü muayene olanakları mevcuttur. Hastanemizin gelişmiş bir radyoloji birimi vardır ve sinüzit tanısı için gerekli tüm röntgen ile tomografiler, burada aynı gün içerisinde çok kısa sürelerde çekilerek hekimin bilgisayarından görülebilmektedir. Açıldığı günden bugüne değin çok sayıda ileri endoskopik burun ameliyatları ile diğer burun ameliyatları başarıyla yapılmaktadır. Nelere dikkat etmeliyiz? Sinüzit kulak burun boğaz hekimlerince değerlendirilmesi ve kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır.

 

Unutulmamalıdır ki sinüzit; subperiostal apse, orbital apse, kavernöz sinüs trombozu gibi orbital komplikasyonlara ve serebral apse, epidural apse, subdural apse, menenjit, venöz sinüs tromboflebiti gibi intrakraniyal komplikasyonlara da yol açabilen ciddi bir klinik tablodur.

Hızlı Randevu