BEYİN, OMURİLİK VE SİNİR CERRAHİSİ


Sinir sisteminin ve onu çevreleyen yapıların hastalıklarına dair cerrahi tedavi son derece hassas ve önemli bir konudur. Bu konuda iyi bir ekibe sahip olan donanımlı ve deneyimli bir merkez bulmak, çoğu kez hayati öneme sahiptir.

 

Son derece karmaşık ve geniş bir yelpaze içerisinde bulunan beyin, omurga, omurilik ve sinir cerrahisi alanında hastanemiz “Nöroşirürji Birimi”; Nöroloji, Nöroradyoloji, Nöroanestezi – Yoğun Bakım ve Psikiyatri alanlarında konusunda uzman hekimlerle işbirliği içerisinde çalışmaktadır.

 

Hastanemiz "Nöroşirürji Birimi", hem erişkin hem de yenidoğandan itibaren tüm çocukluk çağına ait beyin, omurga, omurilik ve sinir hastalıklarının cerrahi tedavisinde son teknolojik imkanları kullanarak 24 saat hizmet verecek şekilde yapılandırılmıştır.

 

Otomasyon sistemi ile yönetilen yoğun bakım ünitesinde ameliyat öncesi ve sonrası hastaların titizlikle takibi yapılmakta ve ilgili diğer branşlarla birlikte koordineli olarak tedavileri düzenlenmektedir. Bu şekilde, en sorunlu hastalarda bile başka bir merkeze ihtiyaç olmadan gerekli tedavileri tümüyle hastanemizde gerçekleştirilmektedir. 24 saat Anjiyografi, Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) yapılmaktadır. Ameliyathanelerimiz son teknolojik gelişmelerin mümkün kıldığı her tür nöroşirurjikal cihaz (Mikrocerrahi, endoskopi, CUSA vd) ve teknik ekipman desteği ile günün her saatinde aşağıda belirtilen konularda hizmet verecek kapasitededir.

 

24 saat Anjiyografi, Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) yapılmaktadır.

 

ENDOSKOPİK DİSK CERRAHİSİ

 

Yeni Altın Standart Tam Endoskopik Lomber Disk Cerrahisi

 

Bel fıtığında ne vakit cerrahi rehabilitasyon devreye girmelidir?​

 

Konservatif tedavi yöntemleri dediğimiz; fizik tedavi, ilaç tedavisi, istirahat ve benzer tedaviler uygulanmasına rağmen hasta yarar görmemiş ise veya belirgin, ilerleyici nörolojik bulgular varsa, örneğin ayağında düşüklük olması, ürolojik problemler, ağrılarının tedaviye rağmen düzelmemesi gibi durumlarda cerrahi tedaviyi düşünmek gerekir.

 

Cerrahi yollar ile ilgili bilgi alabilir miyiz?​

 

Günümüzde cerrahi yöntemler iki şekilde yapılmaktadır. Posterior açık sistem ve perkütan adı verilen ciltten yapılan yöntem. Mikroskobik mikro cerrahi şu ana kadar bu işin altın standardıydı. Açık mikro diskektomi 20. yüzyılın başlarında kullanılmaya başlanmıştır. 1970’lerin sonuna doğru mikroskoptan yararlanılmasıyla beraber, günümüzde endoskopiyle yaşanan heyecanın aynısı mikroskobik disk cerrahisi başladığı zaman da yaşanmıştı. Omurganın stabilizasyonu dediğimiz hareket kabiliyetinin sabitliğini bozmadan bu işi yapmak çok önemliydi. Mikroskobik mikrocerrahi sistem, şu an endoskopik yöntemle kıyasladığınız zaman invaziv bir yöntemdir. Endoskopik disk cerrahisinin yeni ALTIN STANDART olduğu kabul edilmelidir.

 

Endoskopik disk cerrahisinde çalışılan metotlar nelerdir?​

 

Endoskopik disk cerrahisinde iki türlü yöntem ile çalışılır. İnterlaminar; omurganın arkasında lamina dediğimiz kemik yapı bulunur, ikisinin arasında ligamentum flavum adı verilen sarı bir ligament vardır. Ciltten 4 mm-5 mm’lik küçük bir kesiyle sarı ligamana ulaşıp bütün fıtığı boşaltabiliyoruz. Diğeri ise transforaminal yöntem.

 

Endoskopik disk cerrahisinde nelere dikkat edilmelidir?

 

Cerrahi aletlere, endoskopiye aşina olmadığınız zaman problemli bir durum oluşur. Mesela interlaminar yöntemde; belin ortasından 0.5 cm küçük bir kesi yapıyoruz. Oradan bir tükenmez kalemin gireceği kadar hatta daha da ince bir yerden girip, önce o sarı ligamanı, hastanın bel kaslarını yırtmadan dağıtmadan, skopi altında işaretlemeleri yaparak ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Başarısız bel cerrahisi dediğimiz hastalığın en önemli unsurlarından bir tanesi de yanlış mesafe açmaktır. Hasta ameliyat olur ancak ağrısı geçmez. Bir bakarsınız ki hastanın fıtığı durmaktadır, çünkü kesi yukarıya açılmıştır. Endoskopik ameliyatlarda skopi (görüntüleme cihazı) altında bu kontroller yapılarak girildiği için böyle bir yanlışlık yapılmaz. Skopi altında omurganın hangi mesafede fıtığı var, neresinden alınacak, tek tek basamak basamak işaretleyip fıtığın olduğu bölgeye kadar giriyoruz. Ligamentum flavum’a 4 mm-5 mm kadar bir yer ile kendimize bir pencere açtıktan sonra sinirlerin geçtiği duraya, devamında ise köke, bacak sinirine ulaşıyoruz. Bu 4 mm’lik bir görüntü olsa da, içerisi panoramik olarak ve gözümüzün önünde defalarca büyütüldüğü için çok net bir şekilde karşımıza çıkıyor. Fıtığı alarak bacak sinirini rahatlatıyoruz. İçeride de radyofrekans yöntemiyle diskin basıncını azaltıyoruz. Alınması gereken başkaparçalar varsa mesela yaşlı bir hastaysa, dejeneratif bir diski varsa onu mümkün olduğunca çok boşaltmaya çalışıyoruz. Genç bir hastaysa, hem disk mesafesini bozmuyor, hem o parçayı hem de arkasından gelen ve ileride yeni bir disk oluşturabilecek parçayı alıyoruz.

 

Bu operasyon lokal anesteziyle yapılabilir mi?

 

Lokal anesteziyle de yapılabileceği söyleniyor ama sonuçta bu hastanın ağrısını kesmek için yapılan bir ameliyat olduğundan, hastaya ağrısız bir konfor sunmanız gerekir. Doğal olarak, hasta uyanık haldeyken bu ameliyatı yapmak çok uygun olmaz.

 

Hastayı, genel anestezi aldığı için bir gece yatırıyoruz. Ameliyatı sabah yaparsak, öğleden sonra ya da akşama taburcu etmek mümkün. Genel durumuna ve yaşına göre, yarım saat ya da iki saat sonra ayağa kaldırabiliriz ama anestezi aldığı için narkozdan sonra kendine gelmesi, uyanması ve biraz daha rahatlaması için bekletiyoruz. Üstelik içerideki yırtığı da büyütmediğimiz için çok daha konforlu oluyor. Ayrıca yeniden disk oluşma riski de azalıyor.

 

 

 

Bel fıtığı operasyonları hangi yollarla gerçekleştirilmektedir?​

 

Bel fıtığı ameliyatları iki şekilde yapılır. Biri Açık Posterior girişimler, diğeri Perkütan dediğimiz ciltten direkt girilerek yapılan işlemler. Açık Posterior girişimlerin alt başlığında mikroskobik mikrocerrahi diskektomi, makroskobik diskektomi yer almaktadır. Perkütan yöntemlerle de; nükleolizler, tenolizler, intradiskal basınç azaltıcı yöntemleri kullanmak mümkündür. Bir de tam endoskopik yöntemi kullanabilirsiniz. Mikroskobik mikrocerrahi ile yapılacak ameliyatların hepsini endoskopik olarak yapabiliriz. Kesinlikle, endikasyonları açısından yani karar verme aşamasında hiçbir fark yok.

 

Hangi operasyonlar endoskopik cerrahiyle gerçekleştirilmektedir?​

 

Bel fıtığı haricinde, spinal kanal darlığı, kanal darlığı ameliyatları da bu cerrahiyle gerçekleştirilebilmektedir. Hastanın omurga stabilitesini, dinamiğini bozmadan 4 mm’lik yerden rahatlıkla girip, hem girdiğiniz yeri hem de karşı tarafı, temizleyip bir kanal genişletme ameliyatı yapılabilmektedir.

 

Ayrıca, daha ileri teknik birtakım seviyeler var. Omurganın yani duranın içerisinde, sinirlerde olabilecek birtakım tümörler, filumterminale dediğimiz gergin omurilik sendromları mevcuttur. Daha ileri seviyede yapılabilecek ameliyatlar da yok değil. Ama şu anda en çok görülen bel fıtığı ve kanal darlığı olduğu için sıklıkla onlarda bu yöntemi kullanıyoruz.

 

Mikrocerrahi yolla operasyon edilmiş ve yine bel fıtığı oluşmuş hastada, endoskopik operasyonu yapmak olası mı?​

 

Evet, mümkün. Mikroskobik mikro cerrahi ameliyatından sonra, tıbbın şu anda en çaresiz kaldığı durumlardan bir tanesi fibroz doku dediğimiz kötü doku yapışıklığıdır. Mikroskobik ameliyattan sonra nüks dediğimiz tekrar etme durumu olursa, ikinci bir ameliyat teknik olarak da sıkıntı doğurur. Ama endoskopik disk ameliyatı yapılan hastada nüks ederse hiçbir sıkıntı olmaz. Aynı yerden girer, hiç yapışıklık olmadan tertemiz alırsınız. Ayrıca mikroskobik yapılmış ama nüks etmiş bir hasta varsa, zaten bizim esas istediğimiz ideal hasta odur. Çünkü bu hasta tekrar açık ameliyat olmaktan korkar. Endoskopik ameliyatlarda gerekli tecrübesi, deneyimi olmayan doktorlar hastayı, mikroskobik mikro cerrahiye yönlendirebilir. Mikroskobik mikro cerrahide ne yapılıyorsa endoskopik cerrahide de yapılabilir. O konuda hiçbir problem yok.

 

Her hastaya endoskopik operasyon uygulanabilir mi?​

 

Her hastaya rahatlıkla uygulanabilir. Örneğin; 135 kiloluk bir hastayı ameliyat ettik. Mikroskobik cerrahi de yapmış bir cerrah olarak söyleyeyim; aşırı kilolu hastalarda, özellikle de yaşlı hastalarda, hem cerrahi sürenin kısalığı, hem de yara yerinin küçük olması açısından endoskopik ameliyat çok konforlu. Ayrıca ameliyatta ölçülebilir kanamanın olmaması, obez hastalara da rahatlıkla uygulanabilmesi endoskopik disk ameliyatının avantajlarındandır.

 

Dezavantajı var mı?

 

İki önemli dezavantajı var. Tecrübesi olmayan bir doktorun yapması ve tek kullanımlık olan malzemelerin defalarca kullanılması üzerine oluşması muhtemel enfeksiyonlardan doğacak olan problem.

 

Ülkemizde hangi sıklıkla yapılıyor?

 

Şu anda, yaygın bir ameliyat türü olmaya başladı. Ancak çok önemli bir unsur var. Bunu yapacak olan kişilerin ciddi bir endoskopik tecrübesinin olması şart. Tecrübe edinmek, hangi vakaları ne zaman, nasıl yapacak, bunların deneyimini kazanmak çok da kolay değil. Şu anda sertifika veren kurslar açıldı. Ancak bu birkaç günlük eğitimle olabilecek bir şey değil. Bizim ülkemizde de, inanıyorum ki önümüzdeki 5 yıl içerisinde süratle bu yönteme geçilecek. Ama şu andaki mevcut duruma bakarsak, ne üniversitelerde ne de eğitim hastanelerinde buna yönelik çok büyük bir çalışma yok.

 

Mikroskobik mikrocerrahi ile ameliyat edenlerde yanlış bir kanı var. Diyorlar ki; “Biz açıyoruz, içeriyi iyice kazıyoruz, tamamen temizliyoruz”. Oysaki ne kadar kazırsan kazı, içeride fıtık zaten kalıyor ve bu kazıma yeniden nüks etme, yeniden fıtık oluşma riskini azaltmıyor.

 

Bel fıtığı neden nüks eder?

 

Ligament yırtığı çok fazladır, parça alınmamış olabilir. Ameliyat ile üstü açıldığı için hastaya geçici bir rahatlık sağlar ve o geçici rahatlıkla hasta 3-5 ay hayatını sürdürür. Sonra, “Bacağım ağrıyor” diyerek geri şikayette bulunur ve MR çekilince bir bakarsınız ki parça çıkmamış duruyor. Böyle bir risk var. Öksürmek, hapşırmak, ters hareketlerde bulunmak gibi eylemlerin sonucunda da yeniden görülebilir. Kişinin yaşa bağlı olarak dejeneratif diski olabilir ya da içerideki fıtığın kalitesi bozuktur. İnstabil segment dediğimiz, kemikte bir oynama varsa yani stabil değilse, hareketten olabilir.

 

Endoskopik operasyonların avantajları nelerdir?​

 

Avantajları; kanama ölçülmeyecek kadar azdır. Hastanede kalış süresi daha kısadır. Çok küçük bir kesiden (0,5cm) girilir. Endoskopik diskektomilerde diğer işlemlere göre ameliyat süresi daha kısa, doku travması daha az, komplikasyon oranı çok düşüktür. Hasta günlük aktivitelerine kolayca geri dönebilir. İşleme bağlı herhangi bir rehabilitasyon süreci gerekmez. Hasta daha rahat eder. Endoskopik disk ameliyatlarından sonra nörolojik bulgu, defisit dediğimiz riskler neredeyse yoktur. Dura yırtılma işlemi, beyin sıvısının gelme ihtimali, menenjit, ardından gelen birçok komplikasyonların oluşma riski yok denecek kadar azdır. En önemli noktalardan bir tanesi de mikroskobik cerrahide ciddi yaralanmalar ve hayati tehlike vardır. Endoskopik ameliyat bu tür riskleri taşımaz.

 

EPİLEPSİ CERRAHİSİ

 

Lezyona bağlı epilepsilerde mikrocerrahi rezeksiyon, dirençli non-lezyoner epilepside vagal sinir stimülatörü (VNS) yerleştirilmesi

 

PERİFERİK SİNİR CERRAHİSİ

 

Periferik sinir anastomozları ve travma sonrası mikrocerrahi teknikle sinir onarımı. Tuzak sendromları cerrahisi (Karpal tünel, ulnar oluk sendromu v.b.)

 

BEYİN İÇİ YERLEŞİMLİ KİSTLERİN TEDAVİSİ

 

Araknoid kistlerin fenestrayonu (Endoskopik teknik ve mikrocerrahi teknik)

 

FONKSİYONEL NÖROŞİRUJİ

 

Stereotaksik biopsi, derin beyin stimülasyonu (DBS), hareket bozuklukları ve Parkinson hastalarında beyin içi pil takılması, tremor (Titreme) rehabilitasyonu, hemifasiyal spazm ve trigeminal nevralji rehabilitasyonu (Balon kompresyonu, radyofrekans ve mikrovasküler dekompresyon)

 

DOĞUMSAL KAFATASI BOZUKLUKLARININ CERRAHİ TEDAVİSİ

 

İleri tecrübe ve deneyim gerektiren tüm kraniosinostoz (Kafatası kemiklerinin erken kapanması) ve kraniofasiyal cerrahi (Kafa ve yüz kemiklerinin şekil bozukluğu) girişimler, kafatası lezyonlarına (Kafatası tümörleri, kistleri v.b.) ait cerrahi girişimler ve kranioplasti ameliyatları

 

NÖROENDOSKOPİ VE HİDROSEFALİ TEDAVİSİ

 

Endoskopik üçüncü ventrikülostomi (ETV), ventriküloperitoneal, ventriküloatrial ve lumboperitoneal şant ameliyatları.

 

BEYİN VE OMURİLİĞİNİN DAMARSAL CERRAHİ HASTALIKLARI

 

İntraserebral hematomlar (Beyin içi kanamalar) anevrizma, arteriovenöz malformasyonlar (AVM), kavernom, kavernöz anjiyom gibi santral sinir sisteminin damarsal hastalıklarına bağlı cerrahi girişimler

 

NÖROONKOLOJİ

 

Her çeşit beyin ve omurilik tümörlerinin cerrahi tedavisi, glial tümörler, meningiomalar, hipofiz tümörleri (Minimal invazif endoskopik endonazal girişimler dahil), serebellopontin köşe tümörleri, posterior fossa tümörleri, beyin sapı, pineal bölge, kafa kaidesi tümörleri, ekstramedüller ve intramedüller spinal tümörler

 

OMURİLİK VE OMURGAYI İLGİLENDİREN AMELİYATLAR

 

Servikal, lomber ve torakal diskektomiler, vertebroplasti, kifoplasti, spinal dar kanal, stabilizasyon (Enstrumantasyon) ameliyatları, spinal travmalar (Omurga-omurilik yaralanmaları), omurga ve omurilik tümörleri, her türlü doğumsal omurilik ve omurga anomalileri (Meningosel, meningomiyelosel, gergin omurilik sendromu (Tethered cord), omurilik kistleri, skolyoz v.b.)

 

TRAVMALAR

 

Kafatası, beyin, omurga, omurilik ve sinirlere ait yaralanmalar. Epidural ve subdural hematomlar, çökme kırıkları

 

Hızlı Randevu