KALP VE DAMAR CERRAHİSİ


MİNİMAL İNVAZİV KALP  VE DAMAR CERRAHİSİ 

Hastanemizde   son teknolojiyle , güncel minimal invaziv kalp cerrahisi (az hasarlı) yaklaşımları  uygulanmaktadır. 

 

KOLTUKALTI   KALP  KAPAK AMELİYATLARI 

Halk arasında ‘’kolaltı veya kapalı kalp ameliyatları denen , bilimsel adı sağ anterolateral mini-torakotomi olan ve koltukaltından 4 veya 5 santimlik kesi ile kas ve kemik kesmeden ve  vücudun başka bir yerine hiçbir kesi yapmadan kalp kapağı tamir ve değiştirme ameliyatlarıdır. Önden yapılan ameliyat ile koltuk altından yapılan ameliyat arasındaki tek fark giriş yeridir. İçeride yapılan işlem standart kalp ameliyatıdır. Ayrıca; bu yöntemle kalp ameliyatları göğüs ön kemiği ortalama 26-30 santim kesilip, açılmadan yapılmış olur. Hiçbir kemiğiniz kesilmemiş olur. 
Hangi kalp sorunlarında, koltuk altından ameliyatı tercih edilir?
1997 yılından beri; ASD (kalp deliği kapatılması), mitral kapak değişimi ve tamiri, triküspit kapak tamiri ve  Aort kapak değişimi , tamirinde bu yaklaşımı kullanıyoruz. Ayrıca; koroner bypass ameliyatlarında da benzer estetik yöntemler  mevcuttur. 
Avantajları nelerdir?
•    Kanama riski azdır.
•    Enfeksiyon riski düşüktür. 
•    İyileşme süresi çok daha hızlıdır. 
•    Hasta kendisi dahi ameliyat yerini göremez.
•    Estetik olarak ve psikolojik yönden hasta ameliyat olmamış gibidir.
•    Cinsel ve sosyal problem yaratmaz.
•    Ameliyat sonrası hasta istediği pozisyonda yatabilir.
•    Ameliyat sonrası hasta göğse gelen darbelerden kaçınmak zorunda değildir.
•    Hastane çıkışında araba kullanabilir, emniyet kemerini takabilir.
•    Kollarını hiç ameliyat olmamış gibi kullanabilir. Ağır kaldırabilir.
Kimlere uygulanır?
Genç hastalar için ,Özellikle şişman,şeker hastalığı ,kalp yetmezliği gibi risk faktörleri olanlarda  ideal bir yöntemdir.Yaşlı hastalarda da mitral ve triküspit kapaklar için kolaylıkla yapılır fakat 75-80 yaş üstü, kronik akciğer hastalığı olanlarda ve daha önceden sağ göğüsten akciğer ameliyatı geçirmiş hastalarda  tercih edilmez.   Bu grup hastalarda özellikle aort kapak değişimlerinde yine estetik ve az hasarlı olması açısından önden küçük bir pencere açılması  tercih edilir.
Çocuklara, bebeklere de bu yöntem uygulanabilir mi?
Bu yöntem ilk olarak kalp delikleri için Japon bilim adamları tarafından çocuklarda uygulanarak başladı. Yani çocuklarda ve bebeklerde kalp delikleri gibi bazı kalp ameliyatlarında uygulanabilir. 
Bu yöntemi tercih edecek hastalar nelere dikkat etmeli?
Minimal İnvaziv Cerrahi dediğimiz az hasarlı kalp ameliyatları üzerinde Üniversite veya Eğitim, araştırma hastanelerinde yıllarca çalışmış ve bu yöntemle yaptığı hastaları yurtiçi veya yurtdışı bilimsel dergi ve kongrelerde yayınlayarak, deneyimli olduğunu ispat eden veya eğitim sertifikaları olan hekimlerimizi tercih etmeliler.
En az diğer yöntemler kadar güvenilir midir ve riski nedir?
Yüzde yüz güvenilir.. Önden ve yandan ameliyatın riskleri aynıdır. Ameliyat yapılamaz bir durum olduğunda cerrah anında alanı büyütür ve normal giriş yöntemine geçer. Bu nedenle giriş yöntemi yapılan ameliyatın riskini arttırmaz. Kalp ameliyatında risk ameliyatın  gecikmesi ve  kalp gücü ile ilişkilidir.
 İkinci kere yapılan kalp ameliyatlarında hangi yöntem daha risksiz?
Önden açılmış hastanın ikinci kere önden açılması risklidir ve ikinci ve üçüncü kez mitral,triküspit kapak  ameliyatları için en ideal yöntem ameliyatın koltuk altından yapılmasıdır. Fakat ikinci ve üçüncü kez aort kapak ameliyatlarında uygulanmaz.

 

ÇALIŞAN KALPTE BYPASS AMELİYATLARI (MİNİMAL İNVAZİV)

Kalp Ameliyatı deyince hepimiz korkar ve kaçmak için çareler ararız. Öyle çareler ki bazen doktor, doktor gezer ve birinin ‘’senin ameliyat olmana gerek yok’’demesini umarız. Ama nafile… kaçtığımız her gün risk biraz daha artar ve ameliyat şansını yitirebiliriz. Oysa “bu ameliyatı nasıl daha hafif atlatırım” arastırmasına girmek en doğrusu olmalı. Çünkü son yıllarda  ‘’minimal invaziv  kalp cerrahisi’’ dediğimiz girişim yerini çok küçültülerek ve kalp akciğer makinesi kullanılmaksızın yani kalp durdurulmadan bu ameliyatlar yapılabilmektedir. Bu ne gibi avantajlar sağlar?

1.Cerrahi travmanın ve kan kaybının azalması

Göğüs ön kemiğinin boydan boya açılmaması veya hiç açılmaması hasta için büyük rahatlık sağlar.Bir iğne batması ile büyük  bir çivinin batması arasındaki fark gibidir. Açılan alanın çok az olması nedeniyle kanamada az olacaktır. Ayrıca ameliyat sonrası ağrıda azalmış olur.

2.Çabuk iyileşme ve erken taburculuk

Küçük yara yeri çabuk iyileşir, özelliklede kemik ve kas kesisi yoksa hasta erken dönem ayağa kalkar. Yatağında istediği pozisyonda yatabilir, dönebilir. El ve kollarını kullanarak günlük kendi ihtiyaçlarını giderebilir. Emniyet kemerini takabilir, göğsüne darbe gelmesinden kaçınmak zorunda değildir.

3.Daha iyi kozmetik görünüm

Koltukaltından, meme altından veya göğüs altından yapılan bu ameliyatlarda ameliyat yerini hastanın kendi dahi göremeyebilir.Bir ay zarfında girişim yeri  belli belirsiz  hale gelir. Özellikle de gençler, bayanlar ve çocuklarda tercih nedenidir.

4.Cinsel ve Sosyal problemleri engellemek

Kalp durdurularak yapılan ve göğüs kemiğinin baştan sona kesildiği açık kalp ameliyatlarında beyin ve kalp başta olmak üzere birçok organ kalp-akciğer pompasından etkilenir. Ameliyat sonrası saç dökülmesi, kişilik değişiklikleri, cinsel isteksizlik ve fonksiyon bozukluğu ortaya çıkabilir. Ayrıca göğüs ön kemiğinin kaynamasına kadar cinsel ilişki yasaklanır. Oysa kalp çalışırken yapılan estetik ameliyatlarda bu problemlerin hiçbiri olmaz. Hasta kısa sürede normal performansına döner.

5.Düşük enfeksiyon riski,

Bağışıklık sistemi hasar görmez,kan mekanik travmaya uğramaz ve kan hücreleri sağlam kalır.Bütün bunların sonucunda da enfeksiyon riski ve girişim yerinin iltihaplanması çok nadirdir.

6.Beyin,böbrek ve akciğer komplikasyonların azalması

Kalp-akciğer pompası kullanılmadığında kan hücreleri etkilenmez ve beyin hasarı,inme,böbrek yetmezliği,gibi komplikasyonlar olmaz.

Bu avantajları nedeniyle günümüzde en çok tercih edilen ameliyat teknikleridir. 

 

BUERGER HASTALIĞI
       

Ayak veya el parmaklarımızda hafif morarma veya tırnakta oluşan yara bazen parmağımızın kesilmesine kadar gidebilir. Genellikle bu şikayetleri pek umursamayız ve parmağımızı kaybettiğimizde ise inanamayız. Evet düşünün bir, önce ayak parmağınız kesiliyor ve ilerleyen zamanlar da ayağınız kesiliyor….Bir uzuv yok!...Devam ederek diğer ayak sonra eller ve kol……İşte bu sinsi, sonucu korkunç olan hastalık “Buerger”…Kimse bende olmaz demesin! Çünkü sıklıkla sigara içenlerde ve erkeklerde görülmesine rağmen hala nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte ailesel geçiş de mevcuttur.

Önemsemediğimiz ve bizi yıllarca üzerinde taşıyan ayaklarımız olmasa en azından biri olmasa ne yapardık?

      Hastalık genellikle sigara içen 20-50 yaşları arasındaki erkeklerde görülmektedir. Belirtileri tamamen damar daralması veya tıkanması sonucu gelişen kan dolaşımı yetersizliklerinden kaynaklanmaktadır. Ayaklarda baldırda yürümekle ağrı, kıllarda hafif dökülme, ve hepsinden önemlisi ayak parmaklarımızda üşüme ,kramp ,morarma başlıca şikayetlerdir. Tırnağımızı keserken oluşan küçük bir yara veya dar ayakkabının sıkması sonucu parmakta oluşan morarma iyileşmekte gecikiyorsa gecikmeden uzmana görünmek gerekir. Malesef bu yaraları iyileştirmek için bir  çok merhemler kullanırız ve bunun sonucunda da iltihaplanma da olaya eşlik eder. Tedaviyi bulamayanlar da parmağın kesilmesini kabullenmek zorunda kalırlar.     

        Hasta bir uzvunu kaybetmesine rağmen sigarada içmeye devam eder. Oysa ki sigaranın kesilmesi hastalığın ilerlemesini azaltabilir. Oluşan yarayı iyileştirmek, küçük çaplı atardamarların genişlemesini sağlamak için karından yapılan basit ameliyatlar  (LOMBER SEMPATEKTOMİ AMELİYATLARI) ve düz kas gevşetici ilaçlar gibi çok basit tedavilerle parmak ve ayak kurtarılabilir. Yeter ki  parmak yada ayakta ülser ve gangren gelişmeden tedaviye gelinsin. Hastalığa %30 oranında el parmakları da katılabilir. Ellerde yapılan tedavi (TORAKAL SEMPATEKTOMİ) daha başarılıdır.

 

KAROTİS ARTER (ŞAH DAMARI) AMELİYATLARI

Aterosklerotik plak şahdamarının içerisinde bir kabarıklık oluşturup beyine kan akımını engellediği gibi bazen pıhtı atmasınada yol açar ve sonucunda inme ve felç gelişebilir. Şahdamarın (karotis) iç katmanının aterosklerotik plağı içerecek şekilde çıkarılması ameliyatı karotis endarterektomisi olarak isimlendirilmektedir. Karotis endarterektomi (damar içi kirecin temizlenmesi)ameliyatının şahdamarı darlıkları sonucu gelişebilecek inme ve felç gibi olayları engellediği ve bu alanda bilinen en etkili tedavi yöntemidir.
Boyunun her iki yanında kalpten aldıkları oksijenli kanı taşıyan iki şahdamar (karotis) bulunur. Yaklaşık çene hizasında bu damarlar iç ve dış olarak iki ayrı damara daha ayrılırlar. Dış karotis yüz ve kafa derisini besleyen dalları verirken iç karotis ise doğrudan kafatasına girerek beyini besler.

Yaş ilerledikçe kanda dolaşan kolesterol ve yağ damar iç yüzünde ve duvarında aterom plakları oluşabilir. Plak büyüdükçe damar daralmaya ve sertleşmeye başlar. Bu olay damar sertliği yada tıptaki adı ile ateroskleroz olarak isimlendirilir. Karotiste plak genelde iç ve dış karotis şeklinde damarın ikiye ayrıldığı yerde ve daha çok iç karotise uzanacak şekilde gelişir. Plağın yüzeyi düzensiz olduğu için zamanla kan pıhtısı ile kaplanmaya başlar. Bu olay dahada ilerlediğinde damar tamamen tıkanıp beyine giden kan akımı önemli ölçüde azalır ve bu durum genelde felçle sonuçlanır. Bunun yanında plağın giderek kabarması sonuçta çatlamasına ve içindeki parçaların damar duvarından kopup beyine giderek beyindeki daha küçük damarları tıkamasına ve sonucunda da felç körlük ve konuşma bozukluklarına neden olabilir.
Endarterektomi ameliyatı felç tehdidine neden olabilecek kadar darlık oluşturan plaklar için yapılır. 

Ameliyat endikasyonları(gerekliliği)
Endarterektomi ameliyatı felç tehdidine neden olabilecek kadar ileri derecede darlık varsa (%70 ve üzeri)geçici yada kalıcı felç körlük yada konuşma bozukluklarına neden olmuş ise yapılmalıdır.
Son 6 ay içerisinde hafif orta derecede felç olmuş ve karotisinde %70  darlık varsa
Karotiste ileri derecede (%80 den fazla) darlık olupta bir şikayeti olmamış ise hastanın felç geçirme riski çok yüksek olduğu için ameliyat olmalıdır. 
Koroner damarlarındaki hastalık nedeni ile kalp bypass ameliyatı geçiriecek olan kişilerde karotis endarterektomisi hastanın durumuna göre önce , aynı seansta veya sonra yapılır.

 

 


AMELİYATSIZ VARİS TEDAVİSİ

Günümüzde özellikle kadınların korkulu rüyası olan fakat bir o kadar da erkeklerde belirgin olan Varis ismini verdiğimiz  bozukluklar,  bacaklardaki kirli kanı (oksijenden fakir) yerçekimine zıt olarak kalbimize taşıyan toplardamarların içindeki küçük kapakçıkların herhangi bir nedenle hasarı sonucu oluşur.  Toplardamar içerisinde artmış kan basıncı kozmetik sıkıntılara, bacaklarda ağırlık hissi,uyuşma,yanma,ödem ve hatta ülserleşmiş yaralara neden olabilir.

           Varis oluşumunda pek çok etken suçlansa da hastalığın nedeni henüz net olarak belirlenememiştir. Bu etkenler;

•    uzun süre haraketsizlik

•    sürekli ayakta durma

•    kilo fazlalığı

•    sigara kullanımı

•    gebelik ve

•    genetik nedenler....

             Çok küçük ,yüzeyel, örümcek ağı gibi görünen kılcal damarlar (tıbbi ismi telenjiektazidir) altta yatan hastalığın habercisi olabilir.Daha büyüklerine ise varis pakesi denir ve kanamaya,pıhtılaşmaya ,enfeksiyona neden olup daha ciddi sağlık sorunları oluşturabilir. İleri aşamada cildi eritip ülsere yaralara yol açabilir. Doppler olarak isimlendirilen ultrasonografik yöntem ile tanı konur.

            Günümüzde korkulacak bir tedavi yöntemi olmaktan çıktı.Çünkü iz bırakmadan yapılan tedaviler ve ameliyatlar bacaklarınızı eski haline getirebilir.Bunların başında; 

             Latince adı skleroterapi olan köpük tedavisi,görünen ince ve orta boy kılcal damarların tedavisinde kullanılan yaygın yöntemlerden birisidir. İnce uçlu iğnelerle damar içerine girilerek,kan ile birleştiğinde köpüren bir kimyasalın damar duvarlarını yapıştırarak hastalıklı bölgeyi ortadan kaldırması esasına dayanır. Uygulanması kısa süren,poliklinik koşullarında yapılabilen, anında sonuç veren,ağrısız ve anestezi gerektirmeyen bir yöntemdir.

             Eksizyonel Lazer:Yüzeyel kılcal damarların tedavisinde kullanılan son zamanların moda tedavi yöntemidir. Başarı oranı 80 dir.Özellikle örümcek ağı görüntülerini yok eder.

            Endovenöz Lazer Ablasyon:Varise neden olan damar içerisine küçük bir iğneyle girilerek, kılavuz tel yardımıyla laser akımı uygulanımına dayanan bir yöntemdir. Oldukça konforlu,uygulaması kolay kanama ve operasyon sonrası morarmanın oldukça az olduğu bir tedavi yöntemidir. Giderek yaygınlaşmaktadır.

             Radyofrekans ablasyon: Laser ablasyon tekniğine benzer olup damar içerisine laser akımı yerine radyo dalgaları kullanılarak uygulanan bir yöntemdir.Başarı oranı açısından laser tedavisine üstünlüğü yoktur.

           Ayrıca toplardamarların iç yüzeyini döşeyen hücrelerin iyileşmesini ve böylelikle toplardamarların sağlamlığını arttırmaya yönelik birtakım ilaçlar kullanılabilir.Ödemi gidermek amacıyla da idrar söktürücü ve ağrı kesici ilaçlar tedaviye eklenebilir.

           Bu tedavi yöntemleri ile artık varis korkulu rüya olmaktan çıkmıştır.

Ancak erken tanı ve tedavi yaşam konforu açısından önem taşır. Hangi evrede olursa olsun tedavi edilmesi ve tedavi yöntemlerinin uygulanması mümkün ve kolaydır..Hastalığı ertelemek ve hastalıktan kaçmak daha büyük sorunları ortaya çıkarır.Branş olarak kalp ve damar cerrahisi uzmanlarının ilgi alanına girer. Özellikle risk altındaki ve hastalık belirtilerini taşıyan bireylerin bu konuda uzmanlaşmış hekimlere başvurmalarını öneririz.Uzman ellerde doğru secilmiş ve uygulanmış tedavi yöntemleri ile hastalıkla mücadele etmek yüzgüldürücüdür.

LAZERLE TELENJEKTAZİ (örümcek ağı kırmızı lekeler) TEDAVİSİ

Cilt altı çok ince kılcal damarlar genişlediğinde kırmızı örümcek ağı şeklinde görüntü özellikle bayanlar için çok rahatsız edicidir.Bunlar ciddi bir hastalık değildir ve  rahatsızlık vermez. Bu rahatsız edici görüntünün en son teknolojik tedavisi Lazer uygulamadır.Tedavi edilmeyen bu örümcek ağı yapılar giderek daha hızlı yaygınlaşır.

Yüksek ısı enerjisi taşıyan ışığın damara uygulanmasıyla yapılan bir tedavidir. Kılcal varis tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.Buz kalıbıyla soğutulan cilt üzerinden uygulanan yoğun lazer ışığın daha koyu renkli olan varis tarafından tutularak ısınıp yok olması prensibine dayanır. 70-90 dereceye kadar ısınan damar duvarı ve içindeki kan hücreleri tahrip olur ve vücut tarafından taşınarak yok edilir.Uygulanan kılcal varis için kalıcı tedavi sağlar yani tedavi olan damar sonsuza kadar kaybolur.

Avantajları
-Uygulama kolay ve ağrısızdır,uyuşturucu ve narkoz gerekmez.
-İstirahat gerektirmez,tedavi süresince hasta işine devam edebilir
 Kalıcı iz bırakmaz (özellikle etek giyen bayanlarda iz önemli sorundur)
-Yüz bölgesi dahil her bölgeye uygulanabilir.
-Uygulama alanında lekeler varsa onlarda düzelir.
-Kıl kökleride etkilenebileceğinden bacak kılları dökülebilir veya zayıflayabilir.
-Tedavi süresince ve sonrasında bandaj veya varis çorabı kullanmak gerekmez.

 

ÇOCUKLUKTA KALP SAĞLIĞI

İlerleyen yaşlarda ciddi bir problem olarak görülen kalp hastalıklarının önlenmesi çocukluktan başlıyor. Çocuklukta doğru tanı ile tedavi edilen kalp rahatsızlıklarının ilerde problem olması önlenebilir.

Çocuklukta görülen kalp hastalıkları "Doğumsal kalp bozuklukları, Romatizmal kalp hastalıkları ve Ritm ve elektriki ileti bozuklukları" olmak üzere üçe ayrılır. Doğumsal kalp hastalıkları %1 oranında görülür.Bunların da en sık görüleni kulakçıklar arası delik olarak bilinen ASD dir. Bu tip delikler ameliyatla çok rahatlıkla kapatılabilir. Özellikle de sağ koltuk altından küçük bir operasyonla yapılabilmesi hem çocuk hem de ebeveynler yönünden büyük bir konfordur. Aynı yöntem çocuklarda kalp kapakçıklarının tedavisi içinde sıklıkla uygulanabilir. Günümüzde 30 lu yaşlara kadar uzun etkili penisilin tedavisi kapakçık hastalıklarının sıklığını düşürmüştür. Çocuklarımızın düzenli beslenmesi yanı sıra fiksel aktivite ve spor yapmaları bu tip kalp hastalıkları görülmesini azaltmıştır.

 

 ÇOCUKLUKTA GÖRÜLEN KALP HASTALIKLARI

1. Doğumsal kalp bozuklukları:

Anne karnında bebeğin gelişimi sırasında ki yetersizlik sonucu oluşan anomalilerdir. Kalp deliği olarak da bilinen bu bozuklukların çok değişik şekilleri vardır. Ayrıca kulakçık ve karıncıklardaki gelişme bozuklukları ve koroner damar anomalileride birlikte veya yalnız bulunabilir. Bu grup kalp hastalıkları en sık görülendir.

 

2. Romatizmal Kalp Hastalıkları:

Sık geçirilen boğaz enfeksiyonları özellikle de beta olarak bilinen streptokok mikropları ile oluşur.Bu grup kalp kapakçıklarını tutar ve daha çok gelişmekte olan ülkelerde sık olmakla beraber ülkemizde de halen etkindir. Dikkatli takip ve zamanında müdahale ile kolaylıkla tedavi edilebilir.

 

3. Ritm ve elektriki ileti bozuklukları:

Kalbin çalışmasını sağlayan elektriksel uyarı ve iletim sisteminde yavaşlama,duraklama,hızlanmalarla ortaya çıkan bozukluklardır. Daha çok okul çağı ve erişkin yaşlarda kendini gösterir.Bu rahatsızlıkla birlikte doğumsal kalp anomalileri de bulunabilir ve bu nedeni olarak ortaya çıkar. Bazen de altta yatan herhangi bir neden yoktur. Ayrıca kalp kası iltihapları, kalp zarı iltihapları altta yatan sebep olarak ortaya çıkar.

 

 

AORT ANEVRİZMASI (BALONLAŞMASI VE YIRTILMASI)

Her gün belki yüksek tansiyon hastalarının ¼ ünde ölüm nedeni arasında olan aort damarı yırtılması (diseksiyon) ani ölüm nedeni olabileceği gibi habersiz yaşanabilir ve genel tarama testlerinde ortaya çıkabilir.

Ekseriyetle farkında olmadığımız bu saatli bombanın ne vakit patlayabileceğini bilmek zordur. Aslında yüksek tansiyonu olan,50 yaş üzeri, sigara içen , kilolu her insanın kesinlikle en az 2 senede bir Bilgisayarlı tomografik angiografi yaptırması veya en azından ekokardiyografi çektirmeleri gerekir. Zira bu yırtılma öncesi damarın genişlemesi haberci olabilir. Bu da yırtılma başlamadan operasyon olmak demektir ve rizikosu düşüktür.

Aort yırtılması iki şekilde olur. Aort tecrübe et ve kalpten çıkıp tüm vücuda kan taşıyan damarın duvarları arasında oluşan ancak damar dışına kan sızıntısı olmayan yırtık ki bu vaziyet acil operasyon gerektirir. Bir ötekisi şekli ise aort ana damarının duvarının tamamiyle patlayarak, kanın dışarı(göğüs içine, karın içine) çıkmasıdır. Böyle bir vaziyette hastaneye bile yetiştirilemez, ölüm ani olur ve çoğu kez ölüm nedeni de bilinmez ve kalp krizi gibi değerlendirilir. Bu vaziyet ancak ön tetkiklerle hasbelkader fark edebilebilir ve patlamadan operasyona alınır.

Teşhis için vakit kaybetmemek çok ehemmiyetlidir. Operasyonun rizikosu yırtığın yerine, büyüklüğüne göre artar. Bilhassa aort damarı çıkışından şah damarını içine alan bölgeye gidiyorsa riziko yüksektir hele ki karın içine böbrek damarlarını da içine alacak bölgeye kadar inerse operasyonun rizikosu en yüksek düzeydedir.

45 yaş üstü,sigara içenler,yüksek tansiyon hastaları,şeker hastaları, kalp hastaları kontrol kontrollerini kesinlikle eksik etmemeliler…

Hızlı Randevu