ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ


Ortopedi ve Travmatolojinin kas iskelet sistemi veya daha doğru olarak hareket sistemine ait hastalıklarla uğraştığı kısaca söylenebilir. Ortopedi kelimesi hareket sistemine ait travma (vurma-çarpma) ile ortaya çıkmayan sorunları içerir. Travmatoloji ise adından da anlaşılabileceği gibi, travma sonrasında gelişen hareket sistemi rahatsızlıklarıyla uğraşır. Bölümümüzde, ortopedi ve travmatolojinin tüm alanlarıyla ilgili olarak, hastalıkların tanı, takip ve tedavisi yapılmaktadır.

 

Genel olarak uğraşı alanlarını; travmatoloji (vurma-çarpma-kazalar sonrasında ortaya çıkan kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları), artroplasti (eklem protez cerrahisi), artroskopik cerrahi (eklem içi problemlerde yapılan kapalı cerrahi ameliyatları), el cerrahisi-mikrocerrahi (kopan uzuvların dikilmesi dahil), omurga hastalıkları ve cerrahisi, pediatrik ortopedi (çocuk ortopedisi, doğuştan kaynaklı kas-iskelet bozuklukları dahil), kas-iskelet sistemi tümör cerrahisi ve spor hekimliği şeklinde özetleyebiliriz.

 

OMURGA HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ

 

Omurga hastalıkları ve cerrahisi, diğer bir uğraş konumuzdur. En sık bilinen yönüyle omurga eğrilikleri ve kırıklar ana tedavi kısımlarını oluşturmaktadır. Omurga eğrilikleri doğuştan olabildiği gibi, sonradan da gelişebilmektedir. Genellikle yüksek enerjili yaralanmalar sonrasında gelişen omurga kırıkları, bazen de kemik erimesine veya tümör yayılımına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Omurga kemiklerinin hemen arkasından geçen, beyinden çıkıp hareket sistemine giden sinirler bu bölgenin risklerini arttırmaktadır. Hastanemizde omurga bölgesine ait hastalıkların tanı ve tedavisi başarılı bir şekilde yapılmaktadır.

 


TRAVMATOLOJİ

 

Travmatoloji, özellikle ülkemiz koşullarında çok sık karşımıza çıkan vurmalar, çarpmalar, düşmeler ve trafik kazaları sonrasında ortaya çıkan kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarını tedavi eden alt bölüm olarak söylenebilir. Tabii akla hemen kırıklar gelse de baş bölgesini içeren kırıklarla, farklı anabilim dalları uğraşmaktadır. Yüz kemikleri kırıklarıyla Plastik-Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümü ve Kulak-Burun Boğaz Cerrahisi bölümü ilgilenmektedir. Kafatasını oluşturan diğer kemiklerin kırıklarıyla Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümü uğraşmaktadır. Yine çok sık görülen kırıklardan olmakla birlikte, kaburga kırıkları da öncelikli olarak Göğüs Cerrahisi bölümünün ilgi alanındadır. Travmalar sonrasında her zaman kırıklar oluşmamaktadır. Genel olarak yumuşak doku yaralanması ismini verdiğimiz kas-tendon-bağ gibi yapıların yaralanması da travmatolojinin uğraşı alanıdır. Yine cerrahi bir bilim dalı olmamız nedeniyle ameliyat gereken durumlarda ekibimiz tarafından cerrahi müdahaleler başarı ile gerçekleştirilmektedir.

 

ARTROSKOPİK CERRAHİ

 

Artroskopik cerrahi, kısaca eklem bölgesini içeren hastalıkların, kapalı ameliyat yöntemiyle tanısının doğrulanması ve tedavi edilmesi olarak söylenebilir. Kapalı ameliyattan anlaşılması gereken, kalem şeklinde kamera ile eklem içine girilmesi ve diğer bir noktadan da yine kalem şeklinde aletlerle işlemin yapılmasıdır. En büyük avantajı cerrahi kesinin yapılmaması olarak söylenebilir. Hasta açık ameliyata göre daha erken dönemde işine dönebilmektedir. Eklemi oluşturan eklem zarı başta olmak üzere, bağlar, kıkırdak yapıları ve bölgedeki tendonlar ve kemik yapıların ayrıntılı ve fonksiyonel değerlendirmesinin yapılabilmesi diğer bir avantajıdır. En sık olarak diz ve omuz eklemlerine girişim yapılsa da, dirsek, el bileği, kalça ve ayak bileği eklemlerine de artroskopik girişimler yapılabilmektedir. Kliniğimizde tüm artroskopik girişimler başarılı bir şekilde yapılmaktadır.

 


ARTROPLASTİ

 

Artroplasti, kısaca eklem protez cerrahisi olarak söylenebiliir. Protez kelimesi diş hekimliğinde kullanılan protezler gibi düşünülebilir. Dişleri olmayan veya ileri derecede bozuk olan kişilere uygulanan diş protezleri, dişlerin yerine geçmekte ve görev yapmaktadır. Benzer şekilde ortalama 40 yaşından sonra başlayan veya daha önceki travmalara ikincil olarak ortaya çıkan kıkırdak bozulmasında da protezler kullanılmaktadır. Kullandığımız protezler bozulmuş eklemlerin yerini almaktadır. Genel olarak diz ve kalça protez ameliyatları daha çok yapılsa da, omuz, dirsek, ayak bileği, el bileği ve parmak protezleri de vardır. Protez deyince uzuv kopmaları (amputasyonlar) sonrasında görüntü ve fonksiyon oluşturmak amacıyla kullanılan protezlerle karıştırmamak gerekir. Örneğin bacak kesilmesi ile ortaya çıkan durumda, yürümeyi sağlamak amacıyla dışarıdan kullanılan cihazlar da protez olarak isimlendirilmektedir. Artroplasti ameliyatları sonrasında, hasta eklem ağrılarından kurtulmakta ve hareket kabiliyeti artmaktadır. Protezlerin ömürleri 15-20 yıla kadar uzayabilmektedir. Hastanemizde başarı ile bu ameliyatlar yapılmaktadır.

 

KAS-İSKELET SİSTEMİNE AİT TÜMÖRLER

 

Kas-iskelet sistemine ait tümörlerin tanı, tedavi ve takibi de kliniğimizde başarılı bir şekilde yapılmaktadır. Tümör kelimesi, vücuttaki hücrelerin her türlü büyümesine verilen isimdir. Buna karşılık, iyi huylu ve kötü huylu kelimeler ise, yayılım yapma, ilgili yapıyı bozma yeteneğinin olup olmamasına göre söylenmektedir. Esas olarak kas-iskelet sistemi tümörleri yumuşak doku ve kemik tümörleri olarak, ikiye ayrılabilir. Cerrahi tedaviye ilave olarak, ilaç ve ışın tedavisi de zaman zaman tedavilere eklenmektedir.

 

PEDİATRİK (ÇOCUK) ORTOPEDİSİ

 

Pediatrik Ortopedi veya Çocuk Ortopedi' si olarak isimlendirebileceğimiz alt bölüm, adından da anlaşılacağı gibi çocukların kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarıyla esas olarak ilgilenmektedir. Ancak şu unutulmamalıdır ki çocuklar yetişkinlerin minyatürü değildir. Tanı, tedavi ve takipleri yetişkinlerden çok farklı olmaktadır. Tabii burada çocuk ortopedisinin, travmatoloji, omurga cerrahisi ve diğer alt dallarla birlikte takip edebildiği birbirinin içine girmiş konuları da vardır. Ancak çocuk ortopedisi denince akla daha çok, özellikle ülkemizde kalça çıkığı gibi doğmalık yürüyüş sistemine ait bozukluklar gelmektedir. Kalça çıkığı görülme oranı son yıllarda giderek azalma gösterse bile, halen bir sorun olmaya devam etmektedir. Kalça ultrasonografisi bu  konuda bir devrim yapmıştır. Erken dönemde konulan tanı ile cerrahi olmayan tedaviler ile oldukça başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Kalça ultsonografisi uygulaması, standart tüm yenidoğanlara tarama şeklinde hastanemizde yapılmaktadır.

 

EL CERRAHİSİ - MİKROCERRAHİ

 

El cerrahisi-mikrocerrahi, denince akla ilk olarak kopan uzuvların mikrocerrahi yöntemlerle dikilmesi gelse de, el cerrahisinin kapsama alanı parmak ucundan, omuz bölgesine kadar olan kısmı içermektedir denebilir. Mikrocerrahi deyince, normal gözle dikilmesi imkansız olan damar, sinir yapılarının mikroskop altında çok ince dikişler ve çok ince özel dikiş aletleri yardımıyla dikilmesi anlaşılmalıdır. Özellikle son yıllarda daha popüler olan bu konu çok medyatik de olsa, sanılanın aksine her uzuv kopması için uygulanacak bir yöntem değildir. Uygun hastalarda yapılması ile ancak başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Damar ve sinir yapıları ileri derecede tahrip olmuş hastalarda, başarılı sonuçların alınması oldukça zordur. El cerrahisi sadece kopan uzuvların yerine dikilmesi olarak anlaşılmamalıdır. El-omuz arasındaki bölgenin tüm kas-iskelet sistemi yaralanmaları ilgi alanındadır. Bu bölgedeki kemik kırıklarından, sinir sıkışmalarına, tendon-kas kopmalarına kadar bir çok örnek verilebilir. Bölümümüzde el cerrahisi ve mikrocerrahinin tüm imkanlarından başarı ile yararlanmak mümkündür.

 


SPOR HEKİMLİĞİ

 

Spor hekimliği, adından da anlaşılabileceği gibi, sporculara ait kas-iskelet sistemi yaralanmalarıyla uğraşan alt bölüm olarak söylenebilir. Sporcular, ancak doğru tanı, tedavi ve hızlı bir rehabilitasyon programıyla tekrar spora dönebilirler. Burada en kritik sorun spora dönüş süresinin kısaltılmasıdır. Bazı kas-iskelet rahatsızlıklarının sadece sporcularda cerrahi tedavi gerekliliği vardır. Spora dönüş ancak bu şekilde sağlanmaktadır.

 

Hızlı Randevu