MENÜ
Dil Seçimi
EN FR TR RU
Emsey Hospital İle
Sağlıklı Yaşam
Adenovirüs Vakaları Hızla Artıyor: Kalıcı Görme Bozukluğuna Yol Açabilir

Adenovirüs Vakaları Hızla Artıyor: Kalıcı Görme Bozukluğuna Yol Açabilir

Adenovirüs Kaynaklı Konjonktivit Vakalarında Artış: Bulaşma Riskine Dikkat

Son dönemlerde adenovirüs enfeksiyonlarına bağlı konjonktivit (göz iltihabı) vakalarının artması, özellikle okul, kreş, hastane ve toplu yaşam alanlarında bulaşma riskine karşı daha dikkatli olunmasını gündeme getiriyor.

Halk arasında “kırmızı göz hastalığı” olarak da bilinen adenoviral konjonktivit; gözlerde belirgin kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve rahatsızlık hissi gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Oldukça bulaşıcı olan bu enfeksiyon, bazı vakalarda korneayı da etkileyerek görme kalitesinde geçici bozulmalara yol açabiliyor.

Emsey Hospital Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şükran Evren Kaplan, adenovirüs kaynaklı konjonktivitin bulaşma yolları ve korunma yöntemleri konusunda önemli bilgiler verdi.

Bulaşma Hızı Oldukça Yüksek

Adenovirüsler, solunum yolu enfeksiyonlarının yanı sıra göz enfeksiyonlarına da neden olabilir. Adenoviral konjonktivit, özellikle kalabalık ve ortak kullanım alanlarında kolaylıkla yayılabilir.

Op. Dr. Şükran Evren Kaplan, bulaşma riskinin özellikle kreşler, anaokulları, okullar, hastaneler ve bakım merkezleri gibi yakın temasın yoğun olduğu ortamlarda arttığına dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Adenovirüsler oldukça bulaşıcıdır. Enfekte kişinin gözyaşı ve göz akıntısıyla temas eden eller, havlular, kapı kolları ve çeşitli ortak yüzeyler aracılığıyla bulaş gerçekleşebilir. Özellikle çocukların bulunduğu kreş ve anaokulu gibi ortamlarda yakın temas nedeniyle yayılım daha kolay olabilir. Adenovirüsler bazı yüzeylerde uzun süre canlılığını koruyabildiğinden hijyen önlemleri büyük önem taşır.”

Adenoviral konjonktivitin bulaşıcılığı, belirtiler ortaya çıkmadan önce başlayabileceği gibi hastalığın aktif döneminde de devam edebilir. Bu nedenle enfeksiyon şüphesi bulunan kişilerin kişisel hijyen kurallarına dikkat etmesi önemlidir.

Hijyen Önlemleri Bulaşma Riskini Azaltabilir

Adenovirüs kaynaklı konjonktivitin yayılmasını önlemede el hijyeni ve ortak kullanılan eşyaların ayrılması önemli bir yer tutar.

Op. Dr. Kaplan, korunma konusunda şu önerilerde bulundu:

“En önemli noktalardan biri el hijyenine dikkat edilmesidir. Eller sık sık sabun ve suyla yıkanmalı, gözlere ve yüze gereksiz yere dokunulmamalıdır. Enfekte kişinin kullandığı havlu, yastık kılıfı ve benzeri kişisel eşyalar ortak kullanılmamalıdır. Sık temas edilen yüzeylerin temizlenmesi ve ortamların düzenli olarak havalandırılması da bulaşma riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.”

Özellikle göz enfeksiyonu bulunan kişilerin havlu, mendil, kozmetik ürünler ve göz makyaj malzemelerini başkalarıyla paylaşmaması gerekir.

En Belirgin Belirti Gözlerde Kızarıklık

Adenoviral konjonktivit belirtileri kişiden kişiye değişebilmekle birlikte en sık görülen şikâyetlerden biri gözlerde belirgin kızarıklıktır.

Bunun yanında;

  • Gözlerde sulanma,

  • Gözde batma veya yanma hissi,

  • Göz kapaklarında şişlik,

  • Göz akıntısı ve çapaklanma,

  • Işığa karşı hassasiyet,

  • Gözlerde yabancı cisim hissi,

  • Bazı vakalarda görmede bulanıklık

gibi belirtiler görülebilir.

Enfeksiyon bir gözde başlayıp kısa süre içerisinde diğer göze de yayılabilir. Bazı hastalarda kulak önündeki lenf bezlerinde hassasiyet veya şişlik de görülebilir.

Her Kızarık Göz Konjonktivit Anlamına Gelmez

Göz kızarıklığının tek nedeni adenovirüs değildir. Bakteriyel enfeksiyonlar, alerjiler, göz kuruluğu, yabancı cisimler ve bazı kornea hastalıkları da benzer şikâyetlere neden olabilir.

Bu nedenle gözde kızarıklık veya akıntı görüldüğünde yalnızca belirtilere bakarak enfeksiyonun nedenini belirlemek mümkün değildir.

Özellikle şiddetli göz ağrısı, ışığa bakamama, görme azalması veya belirgin görme bulanıklığı gelişmesi durumunda göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Erken Değerlendirme Önemli

Adenoviral konjonktivit tanısı çoğunlukla hastanın şikâyetleri, göz muayenesi ve klinik bulgular değerlendirilerek konulur. Gerekli görülen durumlarda ek testlerden de yararlanılabilir.

Viral konjonktivitlerin çoğunda hastalığı doğrudan ortadan kaldıran spesifik bir antiviral tedavi bulunmadığından, tedavi genellikle şikâyetleri hafifletmeye ve gözün korunmasına yönelik planlanır.

Op. Dr. Kaplan, tedavi konusunda şu bilgileri paylaştı:

“Viral, bakteriyel ve alerjik konjonktivit birbirinden farklı durumlardır ve tedavi yaklaşımı da buna göre değişir. Adenoviral konjonktivitte çoğu zaman destekleyici tedaviler uygulanır. Ancak hastalığın korneayı etkilediği durumlarda takip ve tedavi süreci farklılaşabilir. Bu nedenle özellikle görme ile ilgili şikâyetlerin eşlik ettiği vakalarda göz hastalıkları muayenesi önemlidir.”

Adenoviral konjonktivit çoğu vakada zaman içerisinde düzelir. Ancak bazı hastalarda kornea tutulumu gelişebilir ve buna bağlı olarak görme bulanıklığı veya ışık hassasiyeti daha uzun süre devam edebilir. Bu nedenle belirtilerin şiddeti ve hastalığın seyri göz önünde bulundurularak takip yapılması önemlidir.

Konjonktivit Şüphesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Gözlerde kızarıklık, akıntı veya sulanma başlayan kişilerin;

  • Ellerini sık sık yıkaması,

  • Gözlerini ovuşturmaktan kaçınması,

  • Havlu ve kişisel eşyalarını paylaşmaması,

  • Göz makyajı yapmaması,

  • Kullanılan göz kozmetiklerini başkalarıyla paylaşmaması,

  • Doktor önerisi olmadan antibiyotik veya kortizon içeren göz damlaları kullanmaması,

  • Şikâyetler belirginse veya görme etkileniyorsa göz hastalıkları uzmanına başvurması

önerilir.

Özellikle kortizon içeren göz damlalarının hekim önerisi olmadan kullanılması uygun değildir. Bazı göz enfeksiyonlarında yanlış veya kontrolsüz kullanım hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilir.

Adenoviral Konjonktivit Nasıl Bulaşır?

Adenoviral konjonktivit başlıca enfekte kişinin göz ve solunum yolu salgılarıyla temas yoluyla bulaşabilir. Eller ve ortak kullanılan yüzeyler bulaşta önemli rol oynayabilir.

Bu nedenle enfeksiyonun bulunduğu ortamlarda el hijyenine dikkat edilmesi, kişisel eşyaların ayrılması ve sık temas edilen yüzeylerin temizlenmesi bulaşma riskinin azaltılmasına yardımcı olur.

Göz Kızarıklığı Ne Zaman Ciddiye Alınmalı?

Her göz kızarıklığı acil bir durum değildir. Ancak kızarıklığa görme azalması, şiddetli ağrı, belirgin ışık hassasiyeti, kornea üzerinde değişiklik şüphesi veya göz çevresinde ciddi şişlik eşlik ediyorsa gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Özellikle çocuklarda belirtilerin hızla ilerlemesi veya enfeksiyonun çevredeki kişilere yayılması durumunda da tıbbi değerlendirme önem taşır.

Unutulmamalıdır: Gözde kızarıklığın nedeni her zaman adenovirüs değildir. Doğru tanı ve uygun tedavi için göz hastalıkları uzmanının değerlendirmesi gerekir.

Ekleme Tarihi: 02 Eylül 2026
Emsey Tıbbi Yayın Kurulu