MENÜ
Dil Seçimi
EN FR TR RU
Emsey Hospital İle
Sağlıklı Yaşam
Ailede meme kanseri öyküsü varsa risk 2 kat fazla!

Ailede meme kanseri öyküsü varsa risk 2 kat fazla!

MEME KANSERİNDE ERKEN TANI NEDEN ÖNEMLİ? RİSK FAKTÖRLERİ VE TARAMA YÖNTEMLERİ

Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Erken evrede tespit edildiğinde tedavi seçenekleri ve hastalığın seyri açısından önemli avantajlar sağlanabilir.

Meme kanseri riskinin yaşla birlikte arttığı bilinmektedir. Bununla birlikte aile öyküsü, genetik yatkınlık, hormonal ve üreme ile ilişkili faktörler, fazla kilo, alkol kullanımı ve bazı yaşam tarzı özellikleri de risk üzerinde etkili olabilir.

Emsey Hospital Genel Cerrahi Uzmanı, meme kanserinde erken tanının tedavi başarısı ve yaşam kalitesi açısından önemli olduğunu belirterek, kadınların yaşlarına ve kişisel risklerine uygun tarama programlarına katılmalarının önemine dikkat çekti.

MEME KANSERİ NEDEN OLUR?

Meme kanseri, meme dokusundaki bazı hücrelerin normal kontrol mekanizmalarının bozulması sonucunda kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkar.

Meme kanserlerinin önemli bir bölümü süt kanallarını veya süt bezlerini oluşturan hücrelerden gelişir.

Tümör büyüdükçe çevre dokulara ilerleyebilir ve bazı durumlarda lenf yolları veya kan dolaşımı aracılığıyla vücudun diğer bölgelerine yayılabilir.

Ancak meme kanserinin gelişiminde tek bir neden bulunmaz. Genetik özellikler, yaş, hormonal faktörler, yaşam tarzı ve çevresel etkenler birlikte rol oynayabilir.

MEME KANSERİNDE ERKEN TANI NEDEN ÖNEMLİ?

Meme kanserinde erken tanı, hastalığın daha küçük ve henüz çevre dokulara veya uzak organlara yayılmadan yakalanabilmesini sağlayabilir.

Erken evrede tanı alan hastalarda meme koruyucu cerrahi, uygun hastalarda radyoterapi, hormon tedavisi, kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler veya immünoterapi gibi farklı tedavi seçenekleri hastalığın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

Bu nedenle amaç yalnızca memede ele gelen bir kitle ortaya çıktığında doktora başvurmak değil, herhangi bir belirti oluşmadan önce uygun taramaları yaptırmaktır.

MEME KANSERİ TARAMASI NASIL YAPILIR?

Meme kanseri tarama programları kişinin yaşına ve kişisel risk durumuna göre değişebilir.

Kendi kendine meme farkındalığı

Kadınların memelerinde normalde nasıl bir görünüm ve his olduğunu bilmeleri önemlidir.

Meme farkındalığı kapsamında;

  • Memede yeni ortaya çıkan kitle,

  • Meme veya koltuk altında şişlik,

  • Meme başında içe çekilme,

  • Meme başından özellikle kendiliğinden gelen akıntı,

  • Ciltte çökme veya belirgin değişiklik,

  • Meme derisinde kalınlaşma, kızarıklık veya portakal kabuğu görünümü,

  • Memelerin şekil veya boyutunda yeni ortaya çıkan belirgin değişiklik

gibi bulgulara dikkat edilmelidir.

Bu değişikliklerden herhangi biri fark edildiğinde tarama zamanının beklenmesi yerine doktor değerlendirmesi gerekir.

Klinik meme muayenesi

Doktor tarafından yapılan meme muayenesinin ne sıklıkta yapılacağı kişinin yaşına ve risk durumuna göre belirlenir.

Özellikle ailede meme kanseri öyküsü bulunan veya genetik açıdan yüksek risk taşıyan kadınlarda standart tarama programlarından farklı bir takip planı gerekebilir.

Mamografi

Mamografi, meme kanserinin erken tespitinde kullanılan temel görüntüleme yöntemlerinden biridir.

Tarama mamografisinin başlama yaşı ve ne sıklıkta yapılacağı ülkenin tarama programına, kişinin yaşına ve bireysel risklerine göre değişebilir. Türkiye'deki ulusal tarama programlarında belirli yaş grubundaki kadınlara mamografi ile tarama uygulanmaktadır.

Yüksek riskli kadınlarda ise tarama daha erken yaşta başlayabilir ve mamografiye ek olarak meme MR'ı veya ultrasonografi gibi yöntemler gündeme gelebilir.

Bu nedenle “her kadın için aynı yaşta ve aynı sıklıkta tarama” yaklaşımı yerine kişisel risk değerlendirmesi yapılması daha doğrudur.

MEME KANSERİNDE GENETİK RİSK VAR MIDIR?

Meme kanserlerinin tamamı kalıtsal değildir. Ancak bazı kadınlarda belirli genetik değişiklikler meme kanseri riskini önemli ölçüde artırabilir.

Özellikle BRCA1 ve BRCA2 gibi genlerde bulunan bazı kalıtsal değişiklikler meme ve yumurtalık kanseri riskini artırabilir.

Ailede;

  • Genç yaşta meme kanseri,

  • Birden fazla aile bireyinde meme kanseri,

  • Erkeklerde meme kanseri,

  • Yumurtalık kanseri,

  • Her iki memede kanser öyküsü

gibi durumların bulunması kalıtsal kanser açısından değerlendirme gerektirebilir.

Bu tür durumlarda genetik danışmanlık ve gerekli görülürse genetik testler gündeme gelebilir.

Ancak ailede meme kanseri bulunması, kişinin mutlaka meme kanseri olacağı anlamına gelmez.

MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRABİLEN FAKTÖRLER NELERDİR?

Meme kanseri riski yaş, genetik özellikler ve yaşam boyu maruz kalınan çeşitli faktörlerle birlikte değişir.

Risk artışıyla ilişkilendirilebilen bazı faktörler şunlardır:

  • İleri yaş,

  • Birinci derece akrabada meme kanseri öyküsü,

  • Bazı kalıtsal gen değişiklikleri,

  • Daha önce meme kanseri geçirmiş olmak,

  • Genç yaşta adet görmeye başlamak,

  • Menopoza daha ileri yaşta girmek,

  • İlk doğumun daha ileri yaşlarda gerçekleşmesi,

  • Hiç doğum yapmamış olmak,

  • Menopoz sonrası fazla kilo,

  • Alkol kullanımı,

  • Fiziksel aktivitenin yetersiz olması,

  • Göğüs bölgesine daha önce radyoterapi uygulanmış olması,

  • Bazı hormon tedavilerinin uzun süre kullanılması.

Bu faktörlerin her biri aynı düzeyde risk oluşturmaz ve bir risk faktörünün bulunması mutlaka hastalık gelişeceği anlamına gelmez.

DOĞUM VE EMZİRME MEME KANSERİ RİSKİNİ ETKİLER Mİ?

Üreme öyküsü meme kanseri risk değerlendirmesinde dikkate alınan faktörlerden biridir.

İlk doğumun daha ileri yaşta gerçekleşmesi veya hiç doğum yapmamış olmak bazı meme kanseri türleri açısından risk artışıyla ilişkilendirilebilir. Emzirmenin ise meme kanseri riskinde belirli bir azalma ile ilişkili olabileceğine dair bilimsel veriler bulunmaktadır.

Ancak meme kanseri riski yalnızca doğum yapma yaşı veya çocuk sahibi olma durumuyla belirlenmez. Yaş, genetik özellikler, hormonlara maruz kalma, yaşam tarzı ve diğer risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir.

HORMONLAR MEME KANSERİ RİSKİNİ ETKİLER Mİ?

Östrojen ve progesteron gibi hormonlar meme dokusunun gelişiminde rol oynar. Yaşam boyunca bu hormonlara maruz kalınan süre, bazı meme kanseri türlerinin gelişme riskini etkileyebilir.

Bununla birlikte doğum kontrol yöntemleri veya menopoz döneminde kullanılan hormon tedavileri konusunda risk değerlendirmesi kişiye özel yapılmalıdır.

Her hormon içeren tedavinin meme kanserine neden olduğu söylenemez. İlacın türü, kullanım süresi, kişinin yaşı, aile öyküsü ve diğer risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir.

FAZLA KİLO MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRABİLİR

Özellikle menopoz sonrasında fazla kilo ve obezite, bazı meme kanseri türleri açısından artmış riskle ilişkilidir.

Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı vücut ağırlığının korunması ve dengeli beslenme genel sağlık açısından olduğu gibi meme kanseri riskinin azaltılmasına yardımcı olabilecek yaşam tarzı yaklaşımları arasında yer alır.

MEME KANSERİNDE HER KADIN MEMESİNİ KAYBETMEK ZORUNDA DEĞİL

Günümüzde meme kanserinin tedavisinde hastalığın evresi, tümörün özellikleri, tümörün memedeki yerleşimi ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak farklı cerrahi ve onkolojik tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir.

Uygun hastalarda meme koruyucu cerrahi uygulanabilir. Bazı hastalarda ise memenin tamamının alınmasını gerektiren cerrahi tedavi gerekli olabilir.

Meme kanseri tedavisinde amaç, hastalığın kontrol altına alınmasının yanı sıra mümkün olan durumlarda meme görünümünün ve yaşam kalitesinin korunmasına da katkı sağlamaktır.

Cerrahi sonrası uygun hastalarda onkoplastik cerrahi ve meme rekonstrüksiyonu gibi seçenekler de değerlendirilebilir.

Bu nedenle meme kanseri tanısı alan her hastada aynı cerrahi yöntemin uygulanması söz konusu değildir.

MEMEDE BİR DEĞİŞİKLİK FARK EDERSENİZ BEKLEMEYİN

Meme kanseri erken dönemde hiçbir belirti vermeden de ortaya çıkabilir. Bu nedenle yaşa ve kişisel riske uygun taramaların düzenli yapılması önemlidir.

Bununla birlikte memede yeni bir kitle, koltuk altında şişlik, meme başında içe çekilme veya olağandışı akıntı gibi bir değişiklik fark edildiğinde tarama zamanı beklenmemeli ve Genel Cerrahi veya ilgili sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

SONUÇ

Meme kanserinde erken tanı, tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi ve hastalığın seyrinin olumlu yönde etkilenmesi açısından büyük önem taşır.

Her kadının meme kanseri riski aynı değildir. Yaş, aile öyküsü, genetik özellikler, önceki hastalıklar ve yaşam tarzı gibi faktörler risk değerlendirmesinde birlikte ele alınmalıdır.

Bu nedenle meme kanserinden korunma ve erken tanı için kişisel risklere uygun tarama programlarının takip edilmesi, meme farkındalığının artırılması ve şüpheli değişikliklerin geciktirilmeden değerlendirilmesi önemlidir.

Ekleme Tarihi: 03 Eylül 2026
Emsey Tıbbi Yayın Kurulu