MENÜ
Dil Seçimi
EN FR TR RU
Emsey Hospital İle
Sağlıklı Yaşam
Deprem Bölgelerinde Yaşanabilecek Sağlık Problemleri

Deprem Bölgelerinde Yaşanabilecek Sağlık Problemleri

DEPREM SONRASI ENFEKSİYON RİSKİNE DİKKAT: HİJYEN VE AŞILAMA ÖNEMLİ

Depremler yalnızca fiziksel yaralanmalara değil, sonrasında ortaya çıkabilecek çeşitli sağlık sorunlarına da zemin hazırlayabilir. Temiz suya ve güvenli gıdaya erişimin güçleşmesi, kalabalık ve geçici barınma alanları, hijyen koşullarındaki bozulma ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanabilecek aksaklıklar, bazı enfeksiyonların yayılma riskini artırabilir.

Emsey Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Güler Delibalta, deprem sonrasında enfeksiyon hastalıkları açısından dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

DEPREM SONRASI ENFEKSİYON RİSKİ DÖNEMLERE GÖRE DEĞİŞEBİLİR

Afet sonrasında ortaya çıkabilecek sağlık sorunları, olayın hemen ardından ve takip eden günlerde farklı özellikler gösterebilir.

İlk günlerde sağlık açısından öncelik; yaralanmaların tedavisi, kanama ve şokun kontrolü, ezilme yaralanmalarının yönetimi ve acil cerrahi gerektiren durumların belirlenmesidir.

İlerleyen günlerde ise temiz su ve sanitasyon sorunları, kalabalık yaşam alanları ve hijyen koşullarındaki yetersizlikler nedeniyle bazı enfeksiyonların bulaşma riski önem kazanabilir.

Özellikle geçici barınma alanlarında çok sayıda kişinin bir arada bulunması, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılımını kolaylaştırabilir. Güvenli içme suyuna erişimin kısıtlandığı durumlarda ise su ve gıda kaynaklı enfeksiyonlar açısından dikkatli olunması gerekir.

Ancak hangi enfeksiyonların ne zaman ortaya çıkacağı; bölgedeki mevcut hastalıkların yaygınlığı, altyapı koşulları, mevsim, hijyen durumu ve insanların sağlık durumları gibi birçok faktöre bağlıdır.

CRUSH SENDROMU OLAN HASTALARDA ENFEKSİYON RİSKİ DEĞERLENDİRİLMELİ

Deprem sırasında göçük altında kalan kişilerde uzun süreli sıkışmaya bağlı olarak crush (ezilme) sendromu gelişebilir.

Kas dokusunun uzun süre bası altında kalması sonucunda ortaya çıkabilen bu tablo; böbrek hasarı, elektrolit bozuklukları, sıvı dengesizliği ve kalp ritmi problemleri gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Crush sendromuna açık yaralanmaların eşlik etmesi durumunda enfeksiyon riski de ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle göçük altında kalan kişilerin yaraları toprak, moloz veya çeşitli kirleticilerle temas etmiş olabileceğinden, yara bakımı, uygun tıbbi değerlendirme ve tetanos bağışıklığının kontrolü önem taşır.

Crush sendromu yalnızca enfeksiyon açısından değil, böbrek fonksiyonları ve sıvı-elektrolit dengesi açısından da yakından takip edilmesi gereken ciddi bir tablodur.

GEÇİCİ BARINMA ALANLARINDA HİJYEN KURALLARINA DİKKAT

Deprem sonrasında insanların çadır, konteyner veya diğer geçici barınma alanlarında bir arada yaşaması gerekebilir.

Bu alanlarda enfeksiyon riskini azaltmak için;

  • Ellerin sabun ve suyla düzenli olarak yıkanması,

  • Temiz suya erişimin sağlanması,

  • Güvenilir olmayan sulardan içme veya yemek hazırlama amacıyla yararlanılmaması,

  • Gıdaların uygun koşullarda saklanması,

  • Çiğ ve pişmiş gıdaların birbirinden ayrılması,

  • Tuvalet ve atık yönetiminin uygun şekilde yapılması,

  • Ortamların mümkün olduğunca havalandırılması,

  • Hastalık belirtisi gösteren kişilerle yakın temasın azaltılması

önem taşır.

Özellikle ishal, kusma, ateş, öksürük veya solunum yolu belirtileri bulunan kişilerin uygun şekilde değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda sağlık kuruluşuna başvurması gerekir.

SU VE GIDA KAYNAKLI ENFEKSİYONLARA KARŞI ÖNLEM ALINMALI

Afet sonrasında temiz su ve sanitasyon hizmetlerinde yaşanabilecek aksaklıklar, bazı bağırsak enfeksiyonlarının bulaşma riskini artırabilir.

Bu nedenle içme ve kullanma suyunun güvenilir olması büyük önem taşır. Şüpheli su kaynaklarının doğrudan kullanılmaması, resmi kurumların su güvenliği konusunda yaptığı açıklamaların takip edilmesi gerekir.

Hepatit A da kirli su ve gıda yoluyla bulaşabilen enfeksiyonlardan biridir ve uygun olmayan hijyen koşullarında bulaşma riski artabilir.

Buna karşılık Hepatit B su veya gıda yoluyla bulaşmaz. Hepatit B esas olarak enfekte kan ve bazı vücut sıvılarıyla temas, cinsel temas ve anneden bebeğe bulaş gibi yollarla geçebilir.

Bu nedenle afet sonrasında farklı enfeksiyonların bulaş yollarının birbirinden ayırt edilmesi ve korunma yöntemlerinin buna göre belirlenmesi önemlidir.

AŞILAMA İHMAL EDİLMEMELİ

Deprem sonrasında özellikle yaralanan kişilerin tetanos bağışıklığı değerlendirilmelidir.

Toprak veya kirli materyallerle temas etmiş yaralanmalarda tetanos riski bulunabileceğinden, kişinin aşı geçmişine ve yaranın özelliklerine göre tetanos aşısı ve gerekli durumlarda ek koruyucu uygulamalar sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilir.

Bu nedenle deprem sırasında veya sonrasında yaralanan kişilerin mümkün olan en kısa sürede sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi önemlidir.

ÇOCUKLARDA RUTİN AŞILARIN TAKİBİ SÜRDÜRÜLMELİ

Afet sonrasında sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan aksaklıklar nedeniyle çocukların rutin aşılarının gecikmesi söz konusu olabilir.

Özellikle geçici barınma alanlarında çok sayıda kişinin bir arada bulunması, bazı bulaşıcı hastalıkların yayılımı açısından risk oluşturabileceğinden çocukluk çağı aşılarının takibinin sürdürülmesi önemlidir.

Kızamık gibi yüksek bulaşıcılığa sahip hastalıkların salgınlara yol açmasını önlemek amacıyla, bölgedeki risk değerlendirmesine göre sağlık otoriteleri tarafından ek aşılama veya salgın kontrol çalışmaları yürütülebilir.

Bu nedenle ailelerin çocuklarının aşı kayıtlarını mümkün olduğunca takip etmesi ve eksik veya gecikmiş aşılar konusunda sağlık ekiplerinden bilgi alması gerekir.

DEPREM SONRASI ENFEKSİYONDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Afet sonrasında enfeksiyonlardan korunmada bireysel hijyen kadar temiz su, güvenli gıda, uygun sanitasyon, aşılama ve sağlık hizmetlerine erişim de önemlidir.

Özellikle;

Temiz su kullanın: İçme ve yemek hazırlama amacıyla yalnızca güvenilir su kaynaklarını tercih edin.

Ellerinizi temiz tutun: Tuvalet sonrası, yemek hazırlamadan ve yemek yemeden önce ellerinizi sabun ve suyla yıkayın.

Gıdaların güvenliğine dikkat edin: Uygun koşullarda saklanmayan, bozulmuş veya güvenilirliği şüpheli gıdaları tüketmeyin.

Yaraları ihmal etmeyin: Özellikle kirli ve derin yaralanmalarda sağlık kuruluşuna başvurun ve tetanos durumunuzu kontrol ettirin.

Aşıları takip edin: Çocukların rutin aşılarının yanı sıra gerekli durumlarda tetanos gibi aşıların güncel olup olmadığını sağlık ekipleriyle değerlendirin.

Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı dikkatli olun: Hastalık belirtileri olan kişilerle yakın teması azaltın, öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burnu kapatın ve ortamları uygun şekilde havalandırın.

HANGİ BELİRTİLERDE SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURULMALI?

Deprem sonrasında yüksek ateş, şiddetli veya sürekli ishal ve kusma, belirgin sıvı kaybı, nefes darlığı, bilinç değişikliği, hızla kötüleşen genel durum veya yara bölgesinde artan kızarıklık, şişlik, ağrı ve akıntı gibi belirtiler ortaya çıktığında sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Özellikle göçük altında kalmış, ciddi yaralanması bulunan veya kronik hastalığı olan kişilerin sağlık ekipleri tarafından daha yakından değerlendirilmesi gerekebilir.

SONUÇ

Deprem sonrasında enfeksiyon riskinin azaltılması yalnızca bireysel hijyenle değil, güvenli su ve gıda temini, sanitasyon, uygun barınma koşulları, aşılama ve sağlık hizmetlerine zamanında erişim ile birlikte ele alınmalıdır.

Özellikle ciddi yaralanmalarda tetanos bağışıklığının değerlendirilmesi, çocukların rutin aşılarının takip edilmesi ve geçici barınma alanlarında hijyen kurallarına uyulması önem taşır.

Afet sonrasında ortaya çıkan ateş, ishal, kusma, solunum yolu belirtileri veya yara enfeksiyonu bulguları hafife alınmamalı; gerekli durumlarda sağlık ekiplerinden destek alınmalıdır.

Ekleme Tarihi: 03 Eylül 2026
Emsey Tıbbi Yayın Kurulu