Koronavirüsten Korunabilmek İçin Renkli Beslenin
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DESTEKLEMEK İÇİN NASIL BESLENMELİ? RENKLİ BESİNLER VE DENGELİ BESLENMENİN ÖNEMİ
Bağışıklık sistemi, vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasında görev alan karmaşık bir sistemdir. Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında tek bir besinin değil; yeterli ve dengeli beslenme, düzenli uyku, fiziksel aktivite, hijyen ve genel yaşam tarzı alışkanlıklarının birlikte rolü bulunur.
Emsey Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Gökçe Bönce, özellikle enfeksiyonların sık görüldüğü dönemlerde dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, farklı renklerde sebze ve meyvelere, yeterli protein kaynaklarına ve çeşitli besin gruplarına günlük beslenmede yer verilmesinin önemini vurguladı.
TEK BİR BESİN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEZ
Bağışıklık sistemi üzerinde etkili olduğu öne sürülen tek bir besin veya “mucize” bir gıda bulunmamaktadır.
Vitamin, mineral, protein, sağlıklı yağlar ve diğer besin öğelerinin yeterli miktarda alınması, bağışıklık sisteminin normal işlevlerini sürdürebilmesi açısından önemlidir. Özellikle yetersiz ve dengesiz beslenme, bazı vitamin ve mineral eksiklikleriyle birlikte bağışıklık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle enfeksiyonlardan korunmak amacıyla yalnızca belirli bir besine yönelmek yerine çeşitli ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak gerekir.
SOFRANIZDA FARKLI RENKLERDE SEBZE VE MEYVELERE YER VERİN
Sebze ve meyveler; vitamin, mineral, lif ve çeşitli biyoaktif bileşenler açısından zengin besinlerdir.
Farklı renklerdeki sebze ve meyveler farklı bileşenler içerdiğinden, beslenmede çeşitliliğin artırılması yararlı bir yaklaşımdır.
Örneğin;
-
Yeşil yapraklı sebzeler,
-
Kırmızı ve mor renkli meyve ve sebzeler,
-
Turuncu ve sarı renkli sebzeler,
-
Mevsim meyveleri,
-
Baklagiller ve diğer bitkisel besinler
dengeli bir beslenme planının parçası olabilir.
Her gün aynı meyveyi tüketmek yerine farklı meyve ve sebzeleri dönüşümlü olarak tercih etmek, farklı besin öğelerinin alınmasına katkı sağlar.
İŞLENMİŞ VE ŞEKER İÇERİĞİ YÜKSEK ÜRÜNLERİ SINIRLANDIRIN
Beslenmede yalnızca ne tüketildiği değil, besinlerin genel kalitesi ve çeşitliliği de önemlidir.
Şeker içeriği yüksek içeceklerin, aşırı işlenmiş ve besin değeri düşük ürünlerin sık tüketilmesi yerine sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, et veya uygun bitkisel protein kaynaklarını içeren dengeli bir beslenme düzeni tercih edilebilir.
Tam tahıllı ekmek, yulaf, bulgur ve diğer tam tahıl ürünleri lif açısından iyi seçeneklerdir. Karbonhidrat kaynaklarının yalnızca “glisemik indeksine” göre değil, porsiyon, besin içeriği ve kişinin genel beslenme düzeni dikkate alınarak değerlendirilmesi daha doğrudur.
Balık, yumurta, yoğurt, kefir, et ve baklagiller gibi protein kaynaklarının yeterli miktarda tüketilmesi de dengeli beslenmenin önemli parçalarındandır.
YETERLİ SIVI TÜKETİMİNE DİKKAT EDİN
Su, vücudun normal işlevlerinin sürdürülebilmesi için gereklidir. Günlük sıvı ihtiyacı; yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite, hava sıcaklığı, beslenme şekli ve sağlık durumuna göre değişebilir.
Bu nedenle herkes için “günde mutlaka 8-10 bardak su” şeklinde tek bir miktar belirlemek doğru değildir. Gün içerisinde yeterli sıvı tüketmeye ve susama hissini dikkate almaya özen gösterilmelidir.
Suyun içerisine limon, nane veya başka bir aroma eklemek tüketimi kolaylaştırabilir. Ancak limon, sirke veya zencefil eklenmiş suyun vücuttaki toksinleri temizlediği ya da enfeksiyonlardan koruduğu şeklindeki iddiaların bilimsel olarak kanıtlanmış bir karşılığı bulunmamaktadır.
ZENCEFİL VE ZERDEÇAL NASIL DEĞERLENDİRİLMELİ?
Zencefil ve zerdeçal, mutfaklarda yaygın olarak kullanılan baharatlardır ve çeşitli biyoaktif bileşenler içerir.
Bu besinlerin laboratuvar ve bazı klinik çalışmalarda farklı biyolojik etkileri araştırılmış olsa da, günlük beslenmede kullanılan miktarlarının enfeksiyonlardan koruduğu veya bağışıklık sistemini belirgin şekilde güçlendirdiği söylenemez.
Bu nedenle zencefil veya zerdeçalı dengeli beslenmenin bir parçası olarak tüketmek mümkün olmakla birlikte, yüksek miktarlarda veya takviye şeklinde kullanmadan önce özellikle düzenli ilaç kullanan kişilerin hekim veya diyetisyen görüşü alması önemlidir.
BAĞIRSAK SAĞLIĞI VE BESLENME DE ÖNEMLİ
Bağırsak mikrobiyotası ile bağışıklık sistemi arasında yakın bir etkileşim bulunmaktadır. Yeterli lif içeren ve çeşitli besinlerden oluşan bir beslenme düzeni, bağırsak mikrobiyotasının çeşitliliğinin desteklenmesine katkı sağlayabilir.
Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar ve kuruyemişler gibi lif içeriği yüksek besinlerin uygun miktarlarda tüketilmesi bu açıdan önemlidir.
Yoğurt ve kefir gibi canlı kültür içeren fermente süt ürünleri de beslenme düzenine dahil edilebilir. Ancak her fermente ürünün otomatik olarak “probiyotik” kabul edilmediği unutulmamalıdır.
PROBİYOTİK TAKVİYELER HERKES İÇİN GEREKLİ DEĞİLDİR
Probiyotikler, yeterli miktarda tüketildiğinde sağlık açısından fayda sağlayabilen canlı mikroorganizmaları ifade eder. Ancak probiyotiklerin etkisi suşa, doza ve kullanım amacına göre değişebilir.
Bu nedenle “herkes mutlaka probiyotik takviyesi kullanmalıdır” şeklinde genel bir öneri doğru değildir.
Bazı kişilerde belirli sağlık durumlarında veya antibiyotik kullanımı sonrasında probiyotiklerden yararlanılması düşünülebilir. Takviye kullanımı konusunda kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçları değerlendirilerek hekim veya diyetisyene danışılması daha uygun olacaktır.
BAĞIŞIKLIK İÇİN SADECE BESLENMEYE ODAKLANMAYIN
Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışması yalnızca beslenmeyle açıklanamaz. Yeterli ve dengeli beslenmenin yanında;
-
Düzenli ve yeterli uyku,
-
Düzenli fiziksel aktivite,
-
El hijyenine dikkat edilmesi,
-
Sigara kullanımından uzak durulması,
-
Alkol tüketiminin sınırlandırılması,
-
Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması,
-
Yaşa ve risk grubuna uygun aşıların yaptırılması
da enfeksiyonlardan korunmada önem taşır.
Özellikle viral solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada hijyen, uygun havalandırma, hasta kişilerle yakın teması azaltma ve önerilen aşıların uygulanması gibi önlemler, beslenme alışkanlıklarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DESTEKLEYEN BESLENMENİN TEMELİ ÇEŞİTLİLİKTİR
Bağışıklık sistemini desteklemek için tek bir besine veya takviyeye odaklanmak yerine, farklı besin gruplarını içeren dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak önemlidir.
Sebze ve meyvelerin çeşitlendirilmesi, yeterli protein ve lif alınması, tam tahılların tercih edilmesi, sağlıklı yağ kaynaklarına yer verilmesi ve aşırı işlenmiş ürünlerin sınırlandırılması genel sağlığın desteklenmesine katkı sağlayabilir.
Unutulmamalıdır: Hiçbir besin tek başına koruyucu bir kalkan oluşturmaz. Bağışıklık sisteminin sağlıklı işleyişi; dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bir bütün olarak sürdürülmesiyle desteklenir.
