Yolda Yürürken Güçsüzlük Hissediyorsanız Dikkat
BEL FITIĞI NEDİR? BEL FITIĞININ BELİRTİLERİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Bel ağrısı, toplumda oldukça sık görülen ve yaşam kalitesini etkileyebilen sağlık sorunlarından biridir. Günlük aktivitelerin kısıtlanmasına, işe veya sosyal yaşama ara verilmesine neden olabilen bel ağrısının birçok farklı nedeni bulunur. Bel fıtığı (lomber disk hernisi) ise özellikle belden bacağa yayılan ağrı ve sinir bulguları ile seyredebildiği için önemli nedenlerden biridir.
Emsey Hospital Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Umut Doğu Aktürk, bel fıtığı açısından bazı kişilerin daha yüksek risk taşıyabileceğini belirterek; fazla kilo, yaşla birlikte ortaya çıkan omurga değişiklikleri, ağır veya tekrarlayıcı fiziksel yüklenmeler, travma, sigara kullanımı ve bazı kronik hastalıkların risk üzerinde etkili olabileceğini ifade etti.
Ancak her bel ağrısının nedeni bel fıtığı değildir. Bu nedenle uzun süren, tekrarlayan veya günlük yaşamı etkileyen bel ağrılarında doğru tanının konulması önem taşır.
BEL FITIĞI NASIL OLUŞUR?
Omurların arasında, omurganın hareket sırasında yük taşımasına yardımcı olan diskler bulunur. Diskin dış kısmındaki yapının zayıflaması veya yırtılması sonucunda iç kısmının dışarı doğru taşması disk hernisi, halk arasında bilinen adıyla bel fıtığı, olarak adlandırılır.
Bel bölgesindeki disk fıtıklaştığında yakındaki sinir köklerine baskı veya irritasyon oluşturabilir. Bu durum özellikle belden kalçaya ve bacağa doğru yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve bazı hastalarda kas gücünde azalma gibi şikâyetlere neden olabilir.
Bununla birlikte görüntüleme yöntemlerinde disk fıtığı saptanması her zaman kişinin şikâyetlerinin bu fıtıktan kaynaklandığı anlamına gelmez. Klinik muayene ve görüntüleme bulgularının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
BEL FITIĞININ RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?
Bel fıtığının oluşumunda tek bir nedenden söz etmek mümkün değildir. Yaş, genetik yatkınlık, omurgaya binen yük ve yaşam tarzı gibi birçok faktör rol oynayabilir.
Risk üzerinde etkili olabilecek faktörler arasında;
-
Fazla kilo ve obezite,
-
Yaşla birlikte disklerde meydana gelen yapısal değişiklikler,
-
Ağır kaldırma veya tekrarlayıcı fiziksel yüklenmeler,
-
Uygunsuz kaldırma ve taşıma teknikleri,
-
Uzun süreli hareketsizlik,
-
Sigara kullanımı,
-
Bazı metabolik ve kronik hastalıklar,
-
Travmalar,
-
Genetik yatkınlık
yer alabilir.
Bu faktörlerden bir veya birkaçının bulunması kişinin mutlaka bel fıtığı geliştireceği anlamına gelmez.
BEL FITIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Bel fıtığının belirtileri, fıtığın bulunduğu seviyeye ve sinir kökü üzerindeki etkisine göre değişebilir.
En sık görülen yakınmalar arasında:
-
Bel ağrısı,
-
Kalça ve bacağa yayılan ağrı,
-
Uyuşma ve karıncalanma,
-
Bacakta veya ayakta güç kaybı,
-
Uzun süre oturma veya ayakta kalma ile artabilen ağrı,
-
Öksürme, hapşırma veya ıkınma sırasında ağrının belirginleşmesi
sayılabilir.
Özellikle belden başlayarak kalçadan bacağa doğru yayılan ağrı, halk arasında siyatik ağrısı olarak da ifade edilen sinir kökü kaynaklı yakınmalarla ilişkili olabilir.
Bazı hastalarda sinir etkilenmesine bağlı olarak ayağın takılması, merdiven çıkmakta zorlanma veya belirli hareketlerde güç kaybı gibi belirtiler görülebilir.
Ancak yalnızca ağrının şekline bakılarak bel fıtığı tanısı konulamaz. Muayene bulguları tanı sürecinin önemli bir parçasıdır.
BEL FITIĞI TANISI NASIL KONUR?
Bel fıtığı tanısında öncelikle hastanın şikâyetleri ve hastalık öyküsü değerlendirilir. Ardından nörolojik muayene yapılarak kas gücü, duyu, refleksler ve sinir köklerinin etkilenmesine işaret eden bulgular incelenir.
Gerekli görülen hastalarda manyetik rezonans görüntüleme (MR) gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Ancak MR görüntüsünde görülen her disk taşması tedavi gerektiren bir bel fıtığı değildir. Görüntüleme sonuçlarının hastanın şikâyetleri ve muayene bulguları ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.
BEL FITIĞINDA TEDAVİ NASIL YAPILIR?
Bel fıtığı tedavisi hastanın şikâyetlerine, nörolojik muayene bulgularına, fıtığın özelliklerine ve günlük yaşam üzerindeki etkisine göre planlanır.
Birçok hastada öncelikle ameliyatsız tedavi yöntemleri değerlendirilir. Bunlar arasında;
-
Ağrı kontrolüne yönelik ilaç tedavileri,
-
Günlük aktivitelerin geçici olarak düzenlenmesi,
-
Uygun egzersiz ve fizik tedavi programları,
-
Fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları,
-
Uygun hastalarda enjeksiyon tedavileri
yer alabilir.
Tedavi sürecinde uzun süreli yatak istirahati genellikle önerilmez. Ağrının izin verdiği ölçüde günlük hareketliliğin sürdürülmesi ve kişiye uygun egzersiz programının uygulanması önemlidir.
Fazla kilosu bulunan hastalarda kilo yönetimi de omurga sağlığının desteklenmesi açısından tedavi planının bir parçası olabilir.
Epidural enjeksiyon nedir?
Bazı hastalarda, özellikle bacağa yayılan sinir kökü kaynaklı ağrının kontrolüne yardımcı olmak amacıyla epidural steroid enjeksiyonu gibi girişimsel tedaviler değerlendirilebilir.
Bu uygulamalar her bel fıtığı hastası için gerekli değildir. Uygunluk kararı, hastanın klinik durumuna ve muayene bulgularına göre hekim tarafından verilir.
BEL FITIĞINDA AMELİYAT NE ZAMAN GÜNDEME GELİR?
Bel fıtığı tanısı alan her hastanın ameliyat olması gerekmez. Cerrahi tedavi, hastanın klinik durumuna göre değerlendirilir.
Özellikle;
-
İlerleyici veya belirgin kas güçsüzlüğü,
-
İlaç ve uygun konservatif tedavilere rağmen devam eden, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen ağrı,
-
Sinir basısına bağlı belirgin nörolojik bulgular,
-
Bazı özel klinik durumlar
cerrahi değerlendirmeyi gündeme getirebilir.
Bunun yanında idrar veya dışkı kontrolünde yeni ortaya çıkan bozulma, makat ve genital bölge çevresinde uyuşma ile birlikte bacaklarda belirgin güç kaybı gibi bulgular acil değerlendirme gerektiren durumlar olabilir. Bu belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Cerrahi yöntemin seçimi de fıtığın konumu, sinir basısının durumu ve hastanın genel özelliklerine göre belirlenir.
BEL AĞRISINDAN KORUNMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Bel sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi önemlidir.
Ağır yükleri doğru şekilde kaldırın
Yerden bir eşya alırken belden öne doğru eğilmek yerine dizleri ve kalçayı kullanarak kontrollü şekilde çömelmek ve yükü vücuda yakın tutmak bel üzerindeki yükün azaltılmasına yardımcı olabilir.
Ağır veya hacimli bir yük taşınması gerekiyorsa mümkünse yardım alınmalı ve yük kapasitenin üzerinde olmamalıdır. Bel ağrısı olan kişilerde kaldırılabilecek ağırlık için herkese uygulanabilecek sabit bir kilogram sınırı bulunmaz.
Uzun süre aynı pozisyonda kalmayın
Masa başında çalışanların uzun süre kesintisiz oturmak yerine düzenli aralıklarla ayağa kalkması, kısa yürüyüşler yapması ve uygun hareketlerle pozisyon değiştirmesi faydalıdır.
Çalışma sandalyesinin bel bölgesini desteklemesi ve masa-ekran yüksekliğinin ergonomik şekilde ayarlanması da önem taşır.
Düzenli hareket edin
Hareketsizlik, bel ve gövde kaslarının kondisyonunun azalmasına katkıda bulunabilir. Kişinin yaşına, fiziksel durumuna ve varsa mevcut hastalıklarına uygun düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz, omurga sağlığının desteklenmesine yardımcı olabilir.
Fazla kilonuz varsa kilo yönetimine dikkat edin
Fazla kilo, omurga üzerine binen mekanik yükü artırabilir. Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite ile sağlıklı vücut ağırlığının korunması bel sağlığı açısından önemlidir.
BEL AĞRISI NE ZAMAN CİDDİYE ALINMALI?
Her bel ağrısı ciddi bir hastalığın göstergesi değildir. Ancak bazı belirtiler daha ayrıntılı değerlendirme gerektirir.
Bel ağrısına;
-
Bacakta veya ayakta giderek artan güç kaybı,
-
İlerleyen uyuşma,
-
İdrar veya dışkı kontrolünde yeni değişiklik,
-
Makat-genital bölge çevresinde uyuşma,
-
Ateş,
-
Açıklanamayan kilo kaybı,
-
Ciddi travma öyküsü,
-
Şiddetli veya giderek kötüleşen ağrı
eşlik ediyorsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
SONUÇ
Bel fıtığı, bel ve bacak ağrısının nedenlerinden biri olmakla birlikte her bel ağrısı bel fıtığı anlamına gelmez. Doğru tanı için hastanın şikâyetlerinin, fiziksel ve nörolojik muayenesinin ve gerektiğinde görüntüleme sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Tedavi, hastanın durumuna göre ilaç tedavisinden fizik tedavi ve rehabilitasyona, uygun hastalarda girişimsel uygulamalardan cerrahi tedaviye kadar farklı seçenekleri içerebilir.
Bel ağrısı veya bacağa yayılan ağrı uzun sürüyor, tekrarlıyor ya da güç kaybı gibi nörolojik belirtiler eşlik ediyorsa uzman değerlendirmesi önem taşır.
