Onkoloji Nedir? Onkolojinin Alt Dalları, Kanserde Tanı ve Tedavi Rehberi
Onkoloji, kanserin nedenlerini, tanısını, tedavisini, takibini ve önlenmesini inceleyen tıp dalıdır. Kelime, Yunanca'da "kitle, şişlik" anlamına gelen onkos ile "bilim" anlamına gelen logos sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Kanser tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış hekime ise onkolog denir.
Onkoloji bugün tek bir uzmanlık alanı olmaktan çok, farklı branşların birlikte çalıştığı geniş bir disiplindir. İlaçla tedaviyi yürüten tıbbi onkologdan ışın tedavisini planlayan radyasyon onkoloğuna, tümörü ameliyatla çıkaran cerrahi onkologdan dokuyu inceleyerek kesin tanıyı koyan patoloğa kadar pek çok uzman, aynı hastanın tedavisinde birlikte karar verir. Son yirmi yılda hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapi ve genetik testler sayesinde kanser tedavisi, "herkese aynı tedavi" yaklaşımından "kişiye ve tümöre özel tedavi" anlayışına doğru büyük bir dönüşüm geçirmiştir.
Bu rehberde onkolojinin tanımını ve tarihçesini, kanserin hücre düzeyinde nasıl geliştiğini, onkolojinin alt dallarını, onkoloğun görevlerini, kanserde tanı ve evreleme sürecini, güncel tedavi yöntemlerini, Türkiye'deki kanser tarama programlarını ve onkolojideki son gelişmeleri ayrıntılı biçimde bulacaksınız.
Kısaca: Onkoloji Hakkında Temel Bilgiler
- Tanım: Kanserin tanısı, tedavisi, takibi ve önlenmesiyle ilgilenen tıp dalı
- Uzman hekim: Onkolog
- Başlıca alt dallar: Tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, cerrahi onkoloji, jinekolojik onkoloji, pediatrik onkoloji, hematoloji
- Temel tedavi yöntemleri: Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik tedavi, immünoterapi, hormon tedavisi, kök hücre nakli
- Kesin tanı yöntemi: Biyopsi ile alınan dokunun patolojik incelemesi
- Çalışma modeli: Farklı uzmanların birlikte karar verdiği multidisipliner yaklaşım (tümör konseyi)
İçindekiler
- Onkoloji Nedir? Kelime Anlamı ve Kapsamı
- Onkolojinin Kısa Tarihçesi
- Kanser Nedir? Hücre Düzeyinde Ne Olur?
- Kanser Türleri Nasıl Sınıflandırılır?
- Onkolojinin Alt Dalları
- Onkolog Kimdir, Ne Yapar?
- Türkiye'de ve Dünyada Kanser
- Kanser Risk Faktörleri
- Hangi Belirtiler Dikkat Gerektirir?
- Erken Tanı ve Kanser Taramaları
- Onkolojide Tanı Nasıl Konur?
- Kanser Evrelemesi
- Onkolojide Tedavi Yöntemleri
- Tümör Konseyi ve Multidisipliner Yaklaşım
- Kişiselleştirilmiş Onkoloji
- Destekleyici Bakım ve Palyatif Bakım
- Remisyon, Nüks ve Sağkalım Kavramları
- Onkolojide Güncel Gelişmeler
- Kanser Hakkında Yaygın Yanlış Bilgiler
- Sık Sorulan Sorular
Onkoloji Nedir? Kelime Anlamı ve Kapsamı
Onkoloji kelimesi, Yunanca onkos (kitle, yük, şişlik) ve logos (bilim, inceleme) sözcüklerinden türemiştir; sözlük anlamıyla "tümör bilimi" demektir. Tıpta ise kanserle ilgili tüm süreçleri kapsayan uzmanlık alanını ifade eder:
- Önleme: Kanser riskini azaltan yaşam tarzı değişiklikleri, aşılar ve risk değerlendirmesi
- Tarama ve erken tanı: Belirti vermeden önce kanserin veya kanser öncüsü lezyonların saptanması
- Tanı ve evreleme: Kanserin türünün, biyolojik özelliklerinin ve yayılım derecesinin belirlenmesi
- Tedavi: Cerrahi, ışın tedavisi ve ilaç tedavilerinin planlanması ve uygulanması
- Destekleyici bakım: Yan etkilerin, ağrının, beslenme ve psikolojik sorunların yönetimi
- Takip: Tedavi sonrasında hastalığın tekrarlamasının ve tedaviye bağlı geç etkilerin izlenmesi
- Araştırma: Yeni tanı ve tedavi yöntemlerinin klinik çalışmalarla geliştirilmesi
Onkoloji ile Kanser Aynı Şey mi?
Hayır. Kanser bir hastalık grubunun adıdır; onkoloji ise bu hastalıklarla ilgilenen bilim ve tıp dalıdır. Günlük dilde "onkoloji hastası" ifadesi kanser tedavisi gören kişiler için kullanılır. Onkoloji yalnızca kötü huylu (malign) tümörlerle değil, bazı durumlarda iyi huylu tümörlerin ve kanser öncüsü lezyonların değerlendirilmesiyle de ilgilenir.
Onkolojinin Kısa Tarihçesi
Kanser, insanlık tarihi kadar eski bir hastalıktır. Antik Mısır'a ait papirüslerde meme tümörlerinin tarif edildiği, Hipokrat'ın ise tümörün çevresine uzanan damarları yengeç bacaklarına benzeterek bu hastalığa karkinos (yengeç) adını verdiği bilinmektedir. "Kanser" kelimesi de Latince'deki yengeç anlamına gelen cancer sözcüğünden gelir. Ancak modern onkoloji, asıl olarak son 150 yılda şekillenmiştir.
| Dönem | Gelişme |
|---|---|
| Antik çağ | Mısır papirüslerinde tümör tarifleri; Hipokrat'ın "karkinos" tanımlaması |
| 19. yüzyıl | Mikroskobun gelişmesiyle kanserin hücrelerden kaynaklandığının anlaşılması; anestezi ve antisepsi sayesinde kanser cerrahisinin gelişmesi |
| 1890'ların sonu | X ışınlarının ve radyoaktivitenin keşfi; ışının kanser tedavisinde kullanılmaya başlanması |
| 1940'lar | İlk kemoterapi ilaçlarının lenfoma ve lösemi tedavisinde kullanılması |
| 1970-1990'lar | Kombine kemoterapi, meme kanserinde hormon tedavisi ve organ koruyucu cerrahi yaklaşımların yaygınlaşması |
| 1990'ların sonu - 2000'ler | İlk hedefe yönelik ilaçların (meme kanserinde HER2'yi, kronik miyeloid lösemide BCR-ABL'yi hedefleyen tedaviler) kullanıma girmesi |
| 2010'lar | İmmün kontrol noktası inhibitörleriyle immünoterapi döneminin başlaması; CAR-T hücre tedavilerinin onaylanması. 2018 Nobel Tıp Ödülü bu alandaki çalışmalara verildi. |
| Günümüz | Genetik profillemeye dayalı kişiselleştirilmiş tedaviler, antikor-ilaç konjugatları, sıvı biyopsi ve yapay zekâ destekli tanı yöntemleri |
Kanser Nedir? Hücre Düzeyinde Ne Olur?
Vücudumuz trilyonlarca hücreden oluşur ve bu hücreler; ne zaman bölüneceklerini, ne zaman duracaklarını ve ne zaman ölmeleri gerektiğini genlerindeki talimatlarla bilirler. Kanser, bu kontrol mekanizmalarının bozulması sonucu hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalması ve çevre dokulara ya da uzak organlara yayılabilmesidir.
Kanser Nasıl Başlar?
Kanser, hücrenin DNA'sında biriken değişikliklerle (mutasyonlarla) başlar. Bu değişiklikler kalıtsal olabileceği gibi, çoğunlukla yaşam boyunca sigara, ultraviyole ışın, bazı virüsler, kimyasallar veya yaşlanmayla birlikte biriken hatalar sonucunda ortaya çıkar. İki tip gen özellikle önemlidir:
- Onkogenler: Normalde hücre büyümesini kontrollü şekilde uyaran genlerdir. Mutasyona uğradıklarında "gaz pedalı takılı kalmış" gibi sürekli bölünme sinyali verirler.
- Tümör baskılayıcı genler: Normalde hasarlı hücrelerin bölünmesini durduran ya da onları ölüme yönlendiren genlerdir. İşlevlerini yitirdiklerinde "fren" ortadan kalkar.
Genellikle tek bir mutasyon kanser oluşturmaz; yıllar içinde birden fazla değişikliğin birikmesi gerekir. Kanser riskinin yaşla birlikte artmasının temel nedeni budur.
Kanser Hücresini Normal Hücreden Ayıran Özellikler
- Büyüme sinyali olmadan bölünmeye devam etmesi
- Durdurma sinyallerine yanıt vermemesi
- Programlı hücre ölümünden (apoptoz) kaçması
- Sınırsız sayıda bölünebilmesi
- Beslenmek için yeni damar oluşumunu uyarması (anjiyogenez)
- Çevre dokulara sızması ve kan ya da lenf yoluyla uzak organlara yayılması (metastaz)
- Bağışıklık sisteminden gizlenebilmesi
İyi Huylu ve Kötü Huylu Tümör Arasındaki Fark
| Özellik | İyi Huylu (Benign) Tümör | Kötü Huylu (Malign) Tümör / Kanser |
|---|---|---|
| Büyüme hızı | Genellikle yavaş | Genellikle hızlı |
| Sınırları | Belirgin, çoğu zaman kapsüllü | Düzensiz, çevre dokulara sızar |
| Yayılma (metastaz) | Yapmaz | Yapabilir |
| Tedavi sonrası tekrarlama | Tamamen çıkarıldığında nadir | Tekrarlayabilir |
| Örnek | Lipom, miyom, fibroadenom | Meme kanseri, akciğer kanseri, lenfoma |
İyi huylu tümörler de bulundukları yere bağlı olarak (örneğin beyinde) ciddi sorunlara yol açabilir ve tedavi gerektirebilir.
Kanser Türleri Nasıl Sınıflandırılır?
Kanserler genellikle başladıkları organa (meme kanseri, akciğer kanseri gibi) göre adlandırılır. Ancak tıbbi sınıflandırmada asıl belirleyici olan, kanserin hangi hücre tipinden geliştiğidir:
| Kanser Grubu | Kaynaklandığı Doku | Örnekler |
|---|---|---|
| Karsinom | Organların yüzeyini ve iç yüzünü kaplayan epitel hücreleri | Meme, akciğer, kalın bağırsak, prostat, mide kanserleri. Tüm kanserlerin büyük çoğunluğunu oluşturur. |
| Sarkom | Kemik, kas, yağ, kıkırdak ve bağ dokusu | Osteosarkom, liposarkom, yumuşak doku sarkomları |
| Lösemi | Kemik iliğindeki kan yapıcı hücreler | Akut ve kronik lösemiler |
| Lenfoma | Lenf sistemi hücreleri (lenfositler) | Hodgkin ve Hodgkin dışı lenfomalar |
| Multipl miyelom | Kemik iliğindeki plazma hücreleri | Multipl miyelom |
| Merkezi sinir sistemi tümörleri | Beyin ve omurilik hücreleri | Gliomlar |
| Melanom | Deriye renk veren melanosit hücreleri | Deri melanomu, göz melanomu |
| Germ hücreli tümörler | Üreme hücreleri | Testis kanserlerinin çoğu, bazı yumurtalık tümörleri |
Aynı organdan kaynaklanan kanserler bile birbirinden çok farklı davranabilir. Örneğin meme kanserinin hormon reseptörü pozitif, HER2 pozitif ve üçlü negatif gibi alt tipleri vardır ve her birinin tedavisi farklıdır. Bu nedenle modern onkolojide tanı, yalnızca organın adıyla değil, tümörün biyolojik özellikleriyle birlikte konur.
Onkolojinin Alt Dalları
Kanser tedavisi farklı becerileri gerektirdiği için onkoloji zaman içinde çeşitli alt dallara ayrılmıştır. Bir hastanın tedavisinde bu dalların birkaçı birlikte yer alabilir.
| Alt Dal | Ne Yapar? |
|---|---|
| Tıbbi (medikal) onkoloji | Kanserin kemoterapi, hedefe yönelik tedavi, immünoterapi ve hormon tedavisi gibi ilaçlarla tedavisini planlar ve yönetir. Çoğu hastada tedavi sürecinin koordinasyonunu üstlenir. |
| Radyasyon onkolojisi | Yüksek enerjili ışınlarla kanser hücrelerini yok etmeyi amaçlayan radyoterapiyi planlar ve uygular. |
| Cerrahi onkoloji | Tümörün ve gerekli durumlarda çevresindeki lenf bezlerinin ameliyatla çıkarılmasını, tanı amaçlı biyopsileri ve evreleme ameliyatlarını yapar. |
| Jinekolojik onkoloji | Yumurtalık, rahim, rahim ağzı, vajina ve dış genital organ kanserlerinin tanı ve cerrahi tedavisiyle ilgilenir. |
| Pediatrik (çocuk) onkoloji | Çocukluk çağı kanserlerinin tanı ve tedavisini yürütür. Çocuklarda görülen kanser türleri ve tedaviye yanıt erişkinlerden belirgin şekilde farklıdır. |
| Hematoloji (hemato-onkoloji) | Lösemi, lenfoma ve multipl miyelom gibi kan ve kemik iliği kanserlerinin tedavisini ve kök hücre nakli süreçlerini yönetir. |
| Ortopedik onkoloji | Kemik ve yumuşak doku tümörlerinin cerrahi tedavisiyle ilgilenir. |
| Psiko-onkoloji | Kanserin hasta ve ailesi üzerindeki psikolojik ve sosyal etkilerini ele alır. |
| Palyatif bakım | Hastalığın her evresinde ağrı ve diğer belirtileri hafifletmeyi, yaşam kalitesini korumayı amaçlar. |
Onkolojiye Katkı Sağlayan Diğer Uzmanlıklar
- Patoloji: Biyopsi ve ameliyat materyallerini mikroskop altında inceleyerek kesin tanıyı koyar, tümörün alt tipini ve biyolojik özelliklerini belirler.
- Radyoloji: Görüntüleme yöntemleriyle tümörün yerini, büyüklüğünü ve yayılımını değerlendirir; görüntüleme eşliğinde biyopsi yapar.
- Nükleer tıp: PET-BT ve sintigrafi gibi yöntemlerle tanıya, bazı kanserlerde ise radyoaktif ilaçlarla tedaviye katkı sağlar.
- Tıbbi genetik: Kalıtsal kanser riskini değerlendirir ve genetik danışmanlık verir.
- Onkoloji hemşireliği, klinik eczacılık ve diyetisyenlik: Tedavinin güvenli uygulanmasında ve hastanın tedavi sürecinin desteklenmesinde kritik rol oynar.
Onkolog Kimdir, Ne Yapar?
Onkolog, kanserin tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış hekimdir. Günlük dilde "onkolog" denildiğinde çoğunlukla tıbbi onkoloji uzmanı kastedilir. Türkiye'de tıbbi onkoloji uzmanı olmak için 6 yıllık tıp eğitiminin ardından 4 yıl iç hastalıkları uzmanlık eğitimi ve ardından 3 yıl tıbbi onkoloji yan dal eğitimi tamamlanır.
Tıbbi Onkoloğun Başlıca Görevleri
- Kanser tanısını, patoloji ve görüntüleme sonuçlarıyla birlikte değerlendirmek
- Hastalığın evresini belirlemek için gerekli tetkikleri planlamak
- Diğer uzmanlarla birlikte tedavi stratejisini oluşturmak
- Kemoterapi, hedefe yönelik tedavi, immünoterapi ve hormon tedavisini planlamak ve yönetmek
- Tedaviye bağlı yan etkileri önlemek ve tedavi etmek
- Tedaviye yanıtı izlemek ve gerektiğinde planı değiştirmek
- Tedavi sonrası takibi yürütmek
- Hasta ve yakınlarını hastalık ve tedavi seçenekleri hakkında bilgilendirmek
Hangi Durumda Onkoloğa Gidilir?
Çoğu hasta onkoloğa, kanser tanısı konulduktan veya güçlü bir kanser şüphesi oluştuktan sonra yönlendirilir. Örneğin memede kitle fark eden bir kadın önce genel cerrahi veya meme cerrahisi tarafından değerlendirilir; biyopsiyle kanser tanısı konduğunda tıbbi onkoloji sürece dâhil olur. Bunun dışında, ailesinde çok sayıda kanser vakası bulunan ve kalıtsal risk taşıdığı düşünülen kişiler de risk değerlendirmesi için onkoloji ve tıbbi genetik bölümlerine başvurabilir.
Türkiye'de ve Dünyada Kanser
Kanser, dünya genelinde önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2024 yılında yaklaşık 10 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybetmiştir; bu, her altı ölümden birine karşılık gelir. Dünyada en sık görülen kanserler akciğer, meme, kalın bağırsak-rektum ve prostat kanserleridir.
Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı'nın (IARC) GLOBOCAN 2024 tahminlerine göre Türkiye'de bir yılda yaklaşık 236 bin yeni kanser tanısı konmakta ve yaklaşık 114 bin kişi kanser nedeniyle hayatını kaybetmektedir.
| Sıra | Erkeklerde En Sık Görülen Kanserler | Kadınlarda En Sık Görülen Kanserler |
|---|---|---|
| 1 | Akciğer kanseri | Meme kanseri |
| 2 | Prostat kanseri | Tiroit kanseri |
| 3 | Kalın bağırsak ve rektum kanseri | Kalın bağırsak ve rektum kanseri |
| 4 | Mesane kanseri | Rahim iç zarı (endometrium) kanseri |
| 5 | Mide kanseri | Akciğer kanseri |
Türkiye'de kansere bağlı ölümlerde ilk sırada akciğer kanseri yer alır; bunu kalın bağırsak-rektum, mide, pankreas ve meme kanserleri izler. Akciğer kanserinin hem en sık görülen hem de en çok ölüme yol açan kanser olması, sigarayla mücadelenin önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Kanser Risk Faktörleri
Kanser tek bir nedene bağlı gelişmez; genetik yatkınlık, çevresel etkenler ve yaşam tarzı birlikte rol oynar. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre kanserlerin yaklaşık %38'i, yani yaklaşık her 10 kanserden 4'ü, bilinen ve değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla önlenebilir.
| Değiştirilebilir Risk Faktörleri | Değiştirilemeyen Risk Faktörleri |
|---|---|
| Sigara ve diğer tütün ürünleri (önlenebilir kanser nedenlerinin başında gelir) | İlerleyen yaş |
| Alkol tüketimi | Kalıtsal genetik mutasyonlar (örneğin BRCA1/BRCA2, Lynch sendromu) |
| Fazla kilo ve obezite | Ailede kanser öyküsü |
| Hareketsiz yaşam | Cinsiyet ve bazı hormonal etkenler |
| Sebze ve meyveden fakir, işlenmiş etten zengin beslenme | Daha önce geçirilmiş kanser veya radyoterapi |
| Kanser yapıcı enfeksiyonlar: HPV, hepatit B ve C, Helicobacter pylori | Bazı kronik hastalıklar (örneğin uzun süreli iltihabi bağırsak hastalığı) |
| Güneş ışığı (UV) ve solaryum | Bağışıklık sistemini baskılayan durumlar (organ nakli sonrası, HIV enfeksiyonu) |
| Hava kirliliği, radon gazı, asbest ve mesleki kimyasallar | Meme kanseri için erken adet görme, geç menopoz ve yoğun meme dokusu |
Kanserlerin yalnızca küçük bir bölümü (yaklaşık %5-10'u) doğrudan kalıtsal genetik bir değişiklikle ilişkilidir. Büyük çoğunluğu, yaşam boyunca biriken genetik değişikliklerden kaynaklanır. Dünya genelinde kanserlerin yaklaşık %10'u ise HPV, hepatit virüsleri ve H. pylori gibi enfeksiyonlarla ilişkilendirilmektedir; bu kanserlerin önemli bir kısmı aşılama ve tedaviyle önlenebilir.
Hangi Belirtiler Dikkat Gerektirir?
Kanser, başladığı organa göre çok farklı belirtiler verebilir ve erken dönemde çoğu zaman belirti vermez. Aşağıdaki şikâyetler kanser dışındaki pek çok hastalıkta da görülebilir; ancak nedeni açıklanamayan ve iki-üç haftadan uzun süren durumlarda hekime başvurmak önemlidir:
- Açıklanamayan ve istemsiz kilo kaybı
- Geçmeyen yorgunluk, gece terlemeleri, nedeni bilinmeyen ateş
- Vücudun herhangi bir yerinde, özellikle memede, boyunda, koltuk altında veya kasıkta fark edilen kitle ya da şişlik
- Üç haftadan uzun süren öksürük, ses kısıklığı veya kanlı balgam
- Dışkılama alışkanlığında kalıcı değişiklik, dışkıda kan veya siyah dışkı
- İdrarda kan, idrar yapmada zorlanma
- Yutma güçlüğü, sürekli hazımsızlık
- Adet dışı veya menopoz sonrası vajinal kanama
- İyileşmeyen yara, ağız içinde geçmeyen beyaz veya kırmızı lekeler
- Bir benin (nevüs) veya deri lekesinin şeklinde, renginde ya da boyutunda değişiklik
- Geçmeyen, giderek artan ağrı (özellikle gece ağrısı)
- Meme başında çekilme veya akıntı, meme derisinde portakal kabuğu görünümü
Erken Tanı ve Kanser Taramaları
Onkolojide iki kavram sıklıkla karıştırılır:
- Erken tanı: Belirti veren bir kanserin, gecikmeden fark edilip değerlendirilmesidir. Belirtileri tanımak ve hekime zamanında başvurmak erken tanının temelidir.
- Tarama: Hiçbir belirtisi olmayan, belirli yaş ve risk grubundaki kişilerde kanserin veya kanser öncüsü lezyonların aranmasıdır. Tarama, kanseri tedavi şansının en yüksek olduğu dönemde yakalamayı amaçlar.
Türkiye'deki Ulusal Kanser Tarama Programları
Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından üç kanser için ulusal tarama programı yürütülmektedir. Taramalar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), aile sağlığı merkezleri ve sağlıklı hayat merkezlerinde ücretsiz olarak yapılır.
| Kanser | Hedef Grup | Test | Sıklık |
|---|---|---|---|
| Meme kanseri | 40-69 yaş arası kadınlar | Mamografi | 2 yılda bir |
| Rahim ağzı (serviks) kanseri | 30-65 yaş arası kadınlar | HPV-DNA testi | 5 yılda bir |
| Kalın bağırsak (kolorektal) kanseri | 50-70 yaş arası kadın ve erkekler | Gaitada gizli kan testi; gerekli durumlarda kolonoskopi | Gizli kan testi 2 yılda bir |
Ailesinde kanser öyküsü, kalıtsal risk veya daha önce saptanmış kanser öncüsü lezyonu olan kişilerde taramaya daha erken yaşta ve daha sık aralıklarla başlanması gerekebilir. Bunun dışında, yoğun sigara içme öyküsü olan belirli yaş grubundaki kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografi ile akciğer kanseri taraması uluslararası kılavuzlarda önerilmektedir. Prostat kanseri için PSA testinin yararları ve olası sakıncaları ise kişinin hekimiyle birlikte değerlendirmesi gereken bir konudur.
Belirti varsa tarama zamanını beklemek doğru değildir. Tarama programları belirtisi olmayan kişilere yöneliktir; şikâyeti olan kişilerin doğrudan hekime başvurması gerekir.
Onkolojide Tanı Nasıl Konur?
Kanser tanısı birkaç basamakta konur. Görüntüleme ve kan testleri şüpheyi güçlendirir; ancak kesin tanı, şüpheli dokudan alınan örneğin patolojik incelemesiyle konur.
1. Öykü ve Fizik Muayene
Hekim; şikâyetlerin başlangıcını ve süresini, kilo değişimini, sigara ve alkol kullanımını, meslek ve çevresel maruziyetleri, kullanılan ilaçları ve ailedeki kanser öyküsünü sorgular. Ardından ayrıntılı fizik muayene yapılır.
2. Laboratuvar Testleri ve Tümör Belirteçleri
Tam kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri genel durumu ve organ tutulumunu değerlendirmeye yardımcı olur. Tümör belirteçleri (PSA, CEA, CA 125, CA 15-3, CA 19-9, AFP gibi) bazı kanserlerin tanı ve takibinde yol gösterir. Ancak tümör belirteçleri tek başına kanser tanısı koydurmaz; kanser dışı durumlarda yüksek çıkabilir, kanser varlığında ise normal olabilir. Bu nedenle genel kanser taraması amacıyla kullanılmaları önerilmez.
3. Görüntüleme Yöntemleri
| Yöntem | Onkolojide Kullanım Amacı |
|---|---|
| Ultrasonografi | Karın içi organlar, tiroit, meme, lenf bezleri ve yumuşak dokulardaki kitlelerin değerlendirilmesi; biyopsiye rehberlik |
| Mamografi | Meme kanseri taraması ve tanısı |
| Bilgisayarlı tomografi (BT) | Göğüs, karın ve pelvis organlarının ayrıntılı incelenmesi; evreleme ve tedaviye yanıtın izlenmesi |
| Manyetik rezonans (MR) | Beyin, omurilik, karaciğer, prostat, rahim ve yumuşak dokuların ayrıntılı değerlendirilmesi |
| PET-BT | Hücrelerin metabolik aktivitesini göstererek hastalığın vücuttaki yayılımını ve tedaviye yanıtı değerlendirme |
| Kemik sintigrafisi | Kanserin kemiklere yayılıp yayılmadığının araştırılması |
4. Endoskopik İncelemeler
Gastroskopi, kolonoskopi, bronkoskopi ve sistoskopi gibi yöntemlerle sindirim sistemi, solunum yolları ve mesane doğrudan görüntülenir; şüpheli alanlardan aynı işlem sırasında biyopsi alınabilir.
5. Biyopsi ve Patolojik İnceleme
Biyopsi, şüpheli dokudan küçük bir örnek alınmasıdır. İğne biyopsisi, endoskopik biyopsi veya cerrahi biyopsi şeklinde yapılabilir. Alınan doku patolog tarafından mikroskop altında incelenir ve şu sorulara cevap verilir:
- Doku kanserli mi, değil mi?
- Kanser hangi hücre tipinden kaynaklanıyor?
- Tümör hücreleri ne kadar agresif görünüyor (derece)?
- Tümörün tedaviyi yönlendirecek özellikleri neler? (hormon reseptörleri, HER2, PD-L1 gibi)
6. Moleküler ve Genetik Testler
Tümör dokusunda veya kanda yapılan moleküler testler, tümörün büyümesini sağlayan genetik değişiklikleri ortaya koyar. Örneğin akciğer kanserinde EGFR, ALK ve ROS1 gibi değişikliklerin saptanması, bu değişiklikleri hedef alan ilaçların kullanılmasını mümkün kılar. Ayrıca kişinin kalıtsal kanser riskini belirlemek amacıyla kandan genetik testler yapılabilir.
Kanser Evrelemesi
Evreleme, kanserin vücutta ne kadar yayıldığının belirlenmesidir. Tedavi seçimi ve hastalığın seyri hakkında öngörüde bulunmak için en önemli bilgilerden biridir. Katı tümörlerde en yaygın kullanılan sistem TNM sınıflamasıdır:
| Harf | Anlamı | Ne Değerlendirilir? |
|---|---|---|
| T (Tümör) | Ana tümör | Tümörün büyüklüğü ve çevre dokulara ne kadar ilerlediği |
| N (Nod – lenf nodu) | Lenf bezleri | Kanserin çevredeki lenf bezlerine yayılıp yayılmadığı ve kaç lenf bezinin tutulduğu |
| M (Metastaz) | Uzak yayılım | Kanserin uzak organlara (karaciğer, akciğer, kemik, beyin gibi) yayılıp yayılmadığı |
TNM bilgileri bir araya getirilerek kanserin genel evresi belirlenir:
| Evre | Genel Anlamı |
|---|---|
| Evre 0 | Yerinde (in situ) kanser: Anormal hücreler yalnızca başladıkları tabakada sınırlıdır, çevreye yayılmamıştır. |
| Evre I | Küçük ve başladığı organla sınırlı tümör |
| Evre II-III | Daha büyük tümör ve/veya çevre dokulara ya da bölgesel lenf bezlerine yayılım |
| Evre IV | Uzak organlara yayılmış (metastatik) kanser |
Evrelerin ayrıntılı tanımı her kanser türü için farklıdır. Lösemi gibi kan kanserlerinde ve beyin tümörlerinde farklı sınıflama sistemleri kullanılır. Ayrıca evrenin yanında tümörün derecesi (grade), yani hücrelerin ne kadar agresif göründüğü de tedavi planında dikkate alınır.
Onkolojide Tedavi Yöntemleri
Kanser tedavisi; tümörün türüne, evresine, biyolojik özelliklerine, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve tercihlerine göre planlanır. Çoğu hastada birden fazla yöntem birlikte veya sırayla kullanılır.
Cerrahi
Tümörün ve çevresindeki sağlıklı doku sınırıyla birlikte, gerektiğinde bölgesel lenf bezlerinin ameliyatla çıkarılmasıdır. Erken evre katı tümörlerde çoğu zaman tedavinin temelini oluşturur. Günümüzde kapalı (laparoskopik) ve robotik cerrahi yöntemleri, uygun hastalarda daha küçük kesilerle ameliyat yapılmasını sağlar.
Radyoterapi (Işın Tedavisi)
Yüksek enerjili ışınlarla kanser hücrelerinin DNA'sına zarar vererek onları yok etmeyi amaçlar. Tek başına, ameliyat öncesi veya sonrası, ya da kemoterapiyle birlikte uygulanabilir. Modern radyoterapi teknikleri, ışını tümöre yoğunlaştırıp çevredeki sağlıklı dokuları korumayı hedefler. Ağrı ve kanama gibi belirtileri hafifletmek amacıyla da kullanılır.
Kemoterapi
Hızla bölünen hücreleri hedef alan ilaçlarla yapılan tedavidir. Kan dolaşımıyla tüm vücuda yayıldığı için hem ana tümöre hem de yayılmış olabilecek hücrelere etki eder. Genellikle belirli aralıklarla verilen kürler şeklinde uygulanır. Hızla bölünen sağlıklı hücreleri (saç kökleri, kemik iliği, sindirim sistemi mukozası) de etkileyebildiği için saç dökülmesi, bulantı ve kan değerlerinde düşme gibi yan etkiler görülebilir; ancak bu yan etkiler kişiye ve ilaca göre büyük farklılık gösterir.
Hedefe Yönelik Tedavi ("Akıllı İlaçlar")
Kanser hücresinin büyümesini sağlayan belirli bir molekülü veya genetik değişikliği hedef alan ilaçlardır. Bu tedavilerin kullanılabilmesi için tümörde ilgili hedefin bulunduğunun testlerle gösterilmesi gerekir. Örneğin HER2 pozitif meme kanseri ve EGFR mutasyonlu akciğer kanserinde hedefe yönelik ilaçlar tedavinin önemli bir parçasıdır.
İmmünoterapi
Bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını ve onlara saldırmasını sağlayan tedavilerdir. En yaygın kullanılan grup olan immün kontrol noktası inhibitörleri, kanser hücrelerinin bağışıklık sistemine uyguladığı "freni" ortadan kaldırır. Melanom, akciğer kanseri, böbrek kanseri ve diğer pek çok kanser türünde tedavi seçeneklerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Bağışıklık sisteminin aşırı uyarılmasına bağlı farklı türde yan etkiler görülebileceği için yakın takip gerektirir.
Hormon Tedavisi
Meme ve prostat kanseri gibi büyümesi hormonlara bağlı kanserlerde, hormonun üretimini azaltarak veya etkisini engelleyerek tümörün büyümesini durdurmayı amaçlar. Genellikle uzun süre, çoğu zaman yıllarca kullanılır.
Kök Hücre (Kemik İliği) Nakli
Özellikle lösemi, lenfoma ve multipl miyelom gibi kan kanserlerinde, yüksek doz tedavi sonrası kemik iliğinin yeniden yapılandırılması amacıyla uygulanır. Hastanın kendi kök hücreleriyle (otolog) veya uygun bir vericiden alınan kök hücrelerle (allojenik) yapılabilir.
Tedavi Yöntemlerinin Karşılaştırması
| Yöntem | Etki Alanı | Planlayan Uzman |
|---|---|---|
| Cerrahi | Bölgesel | Cerrah / cerrahi onkolog |
| Radyoterapi | Bölgesel | Radyasyon onkoloğu |
| Kemoterapi | Tüm vücut (sistemik) | Tıbbi onkolog / hematolog |
| Hedefe yönelik tedavi | Tüm vücut, belirli moleküler hedef | Tıbbi onkolog / hematolog |
| İmmünoterapi | Tüm vücut, bağışıklık sistemi aracılığıyla | Tıbbi onkolog / hematolog |
| Hormon tedavisi | Tüm vücut, hormona duyarlı tümörler | Tıbbi onkolog, ürolog |
| Kök hücre nakli | Kemik iliği | Hematolog |
Tedavinin Amacına Göre Kullanılan Terimler
| Terim | Anlamı |
|---|---|
| Küratif tedavi | Hastalığı tamamen ortadan kaldırmayı (şifayı) amaçlayan tedavi |
| Neoadjuvan tedavi | Ameliyat öncesinde tümörü küçültmek veya ameliyatı kolaylaştırmak için verilen tedavi |
| Adjuvan tedavi | Ameliyat sonrasında, gözle görülmeyen hastalık kalıntılarına bağlı tekrarlama riskini azaltmak için verilen tedavi |
| İdame tedavi | Elde edilen yanıtı korumak amacıyla uzun süre sürdürülen tedavi |
| Palyatif tedavi | Hastalığı kontrol altında tutmayı, belirtileri hafifletmeyi ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan tedavi |
Tümör Konseyi ve Multidisipliner Yaklaşım
Modern onkolojinin temel ilkelerinden biri, tedavi kararlarının tek bir hekim tarafından değil, farklı uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından birlikte verilmesidir. Bu toplantılara tümör konseyi denir.
Tümör konseyinde genellikle tıbbi onkolog, radyasyon onkoloğu, ilgili cerrahi branş, radyolog, patolog ve nükleer tıp uzmanı yer alır; gerektiğinde tıbbi genetik, palyatif bakım ve diğer uzmanlar da katılır. Hastanın tüm tetkikleri birlikte değerlendirilir ve şu sorulara ortak karar verilir:
- Tanı ve evreleme eksiksiz mi, ek tetkik gerekiyor mu?
- Hangi tedavi yöntemleri uygulanmalı?
- Tedaviler hangi sırayla verilmeli (önce ameliyat mı, önce ilaç tedavisi mi)?
- Hastaya uygun bir klinik araştırma var mı?
Bu yaklaşım, tedavide farklı bakış açılarının bir araya gelmesini ve her hasta için en uygun planın oluşturulmasını sağlar.
Kişiselleştirilmiş (Hassas) Onkoloji
Kişiselleştirilmiş onkoloji, tedavinin yalnızca kanserin başladığı organa göre değil, tümörün genetik ve moleküler özelliklerine göre seçilmesidir. Aynı organdan kaynaklanan iki kanser, farklı genetik değişiklikler taşıyorsa tamamen farklı ilaçlarla tedavi edilebilir. Bu yaklaşımın bazı örnekleri şunlardır:
| Biyobelirteç | İlgili Kanser Örnekleri | Tedaviye Etkisi |
|---|---|---|
| Hormon reseptörleri (ER, PR) | Meme kanseri | Hormon tedavisinden fayda görülüp görülmeyeceğini belirler |
| HER2 | Meme kanseri, mide kanseri | HER2'yi hedefleyen ilaçların kullanımına yön verir |
| EGFR, ALK, ROS1 ve diğer sürücü mutasyonlar | Akciğer kanseri | Bu değişiklikleri hedefleyen, çoğunlukla ağızdan alınan ilaçların kullanılmasını sağlar |
| BRCA1/BRCA2 | Meme, yumurtalık, prostat, pankreas kanserleri | Belirli hedefe yönelik ilaçların seçimine ve aile bireylerinin risk değerlendirmesine yön verir |
| Mikrosatellit instabilitesi (MSI) / mismatch onarım eksikliği | Kalın bağırsak, endometrium ve diğer kanserler | İmmünoterapiye yanıt olasılığı hakkında bilgi verir; Lynch sendromu açısından değerlendirme gerektirebilir |
| PD-L1 | Akciğer kanseri ve diğerleri | Bazı kanserlerde immünoterapi kararında dikkate alınır |
Destekleyici Bakım ve Palyatif Bakım
Onkoloji yalnızca tümörü tedavi etmekle sınırlı değildir. Tedavi boyunca hastanın yaşam kalitesini korumak, tedavinin kendisi kadar önemlidir.
Yan Etki Yönetimi
Bulantı-kusma, enfeksiyon riski, kansızlık, ağız yaraları, el-ayak uyuşması ve yorgunluk gibi yan etkiler, tedavi öncesinde ve sırasında alınan önlemlerle büyük ölçüde azaltılabilir. Modern bulantı önleyici ilaçlar sayesinde kemoterapiye bağlı şiddetli bulantı geçmişe göre çok daha az görülmektedir.
Beslenme Desteği
Kanser ve tedavisi iştahı, tat alma duyusunu ve kilo dengesini etkileyebilir. Tedavi sırasında kas kaybını ve beslenme yetersizliğini önlemek, tedaviye dayanıklılığı artırır. Bu süreçte bir diyetisyenle birlikte planlama yapılması önerilir. Kanseri "aç bırakma" amaçlı kısıtlayıcı diyetler ise bilimsel olarak desteklenmez ve kilo kaybını hızlandırarak zarar verebilir.
Psiko-onkoloji
Kanser tanısı; kaygı, korku, depresyon ve belirsizlik duygularına yol açabilir. Psikolojik destek, hastanın ve ailesinin bu süreçle baş etmesine yardımcı olur ve tedavi uyumunu olumlu etkiler.
Doğurganlığın Korunması
Bazı kanser tedavileri doğurganlığı kalıcı olarak etkileyebilir. Çocuk sahibi olmayı planlayan genç hastalarda, tedaviye başlamadan önce yumurta, sperm veya embriyo dondurma gibi doğurganlığı koruma seçenekleri hekimle konuşulmalıdır.
Palyatif Bakım
Palyatif bakım, yalnızca yaşamın son dönemine ait bir hizmet değildir. Hastalığın herhangi bir evresinde, aktif tedaviyle birlikte uygulanabilir. Amacı ağrıyı, nefes darlığını, bulantıyı ve diğer belirtileri kontrol altına almak; hasta ve ailesine psikolojik, sosyal ve manevi destek sağlamaktır. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre ileri evre kanserli hastaların %90'ından fazlasında fiziksel, psikososyal ve manevi sorunlar uygun palyatif bakımla hafifletilebilir.
Remisyon, Nüks ve Sağkalım Kavramları
Onkoloji sürecinde sıkça duyulan bazı terimler hastaların kafasını karıştırabilir:
| Terim | Anlamı |
|---|---|
| Tam remisyon (tam yanıt) | Yapılan tetkiklerde kanser bulgusunun saptanamaması |
| Kısmi remisyon (kısmi yanıt) | Tümörün belirgin şekilde küçülmesi, ancak tamamen kaybolmaması |
| Stabil hastalık | Tümörün belirgin şekilde küçülmemesi ya da büyümemesi |
| Progresyon | Tedaviye rağmen hastalığın büyümesi veya yayılması |
| Nüks (rekürrens) | Remisyon sonrasında kanserin yeniden ortaya çıkması |
| Metastaz | Kanserin başladığı organdan uzak bir organa yayılması |
| 5 yıllık sağkalım | Tanıdan 5 yıl sonra hayatta olan hastaların oranı. Bir istatistiksel ölçüttür; kişinin ne kadar yaşayacağını göstermez. |
Günümüzde pek çok kanser türü, erken evrede yakalandığında tamamen tedavi edilebilmektedir. İleri evre kanserlerin önemli bir bölümü ise yeni tedavilerle uzun yıllar kontrol altında tutulabilen, kronik bir hastalık gibi yönetilebilmektedir.
Onkolojide Güncel Gelişmeler
- Antikor-ilaç konjugatları: Kanser hücresini tanıyan bir antikora bağlanan kemoterapi ilacının doğrudan tümöre taşınmasını sağlayan tedavilerdir. Meme kanseri başta olmak üzere pek çok kanserde kullanım alanı hızla genişlemektedir.
- CAR-T hücre tedavisi: Hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin laboratuvarda genetik olarak değiştirilerek kanser hücrelerini tanıyıp yok edecek hâle getirilmesidir. Bazı lösemi, lenfoma ve multipl miyelom türlerinde kullanılmaktadır.
- Sıvı biyopsi: Kanda dolaşan tümör DNA'sının incelenmesiyle tedavi seçimi ve takip yapılmasıdır. Bazı durumlarda doku biyopsisine ek bilgi sağlar.
- Kişiye özel kanser aşıları: Tümörün kendine özgü değişikliklerini hedefleyen tedavi amaçlı aşılar klinik araştırmalarda değerlendirilmektedir.
- Yapay zekâ: Patoloji preparatlarının, radyolojik görüntülerin ve tarama sonuçlarının değerlendirilmesinde hekimlere destek olmak amacıyla geliştirilmektedir.
- Hassas radyoterapi teknikleri: Işının tümöre çok daha hassas şekilde odaklanmasını sağlayan yöntemler, yan etkileri azaltarak daha etkili tedavi imkânı sunmaktadır.
Bu gelişmelerin önemli bir kısmı klinik araştırmalar aracılığıyla değerlendirilmektedir. Uygun hastalarda klinik araştırmalara katılım, yeni tedavilere erişim için bir seçenek olabilir.
Kanser Hakkında Yaygın Yanlış Bilgiler
| Yanlış Bilgi | Gerçek |
|---|---|
| "Biyopsi kanseri yayar." | Biyopsiye bağlı kanser hücresi ekilmesi son derece nadirdir; uygun teknikle yapılan biyopsinin yararı bu çok küçük riskten kat kat fazladır. Biyopsi, doğru tedavinin seçilmesi için vazgeçilmezdir. |
| "Kanser bulaşıcıdır." | Kanser bulaşıcı değildir. Ancak HPV ve hepatit B gibi bazı kanser yapıcı enfeksiyonlar bulaşabilir; bunlara karşı aşılar mevcuttur. |
| "Şeker yemek kanseri büyütür." | Tüm hücreler gibi kanser hücreleri de enerji için glikoz kullanır; ancak şeker tüketimini kesmek kanseri küçültmez. Fazla şeker tüketimi ise obezite yoluyla kanser riskini dolaylı olarak artırabilir. |
| "Tümör belirteçleri normal çıktıysa kanser yoktur." | Tümör belirteçleri birçok kanserde normal olabilir. Kanser tanısı için tek başına güvenilir değildir. |
| "Bitkisel ürünler kanseri tedavi eder." | Kanseri tedavi ettiği kanıtlanmış bir bitkisel ürün yoktur. Bazı bitkisel ürünler kemoterapi ve diğer ilaçlarla etkileşerek tedaviyi olumsuz etkileyebilir; kullanmadan önce mutlaka hekime danışılmalıdır. |
| "Kanser tanısı ölüm demektir." | Erken evrede yakalanan kanserlerin önemli bir bölümü tamamen tedavi edilebilir; birçok ileri evre kanser de uzun yıllar kontrol altında tutulabilir. |
| "Kemoterapi herkese aynı şekilde uygulanır ve herkeste aynı yan etkileri yapar." | Kemoterapi ilaçları ve dozları kişiye özel planlanır; yan etkilerin türü ve şiddeti kişiden kişiye büyük farklılık gösterir. |
Onkoloji Hakkında Sık Sorulan Sorular
Onkoloji ne demek?
Onkoloji, Yunanca "kitle" anlamına gelen onkos ve "bilim" anlamına gelen logos sözcüklerinden türemiştir. Kanserin önlenmesi, tanısı, tedavisi ve takibiyle ilgilenen tıp dalını ifade eder.
Onkolog ne iş yapar?
Onkolog, kanser tanısı almış hastaların tedavi planını oluşturan, ilaç tedavilerini yöneten, yan etkileri izleyen ve tedavi sonrası takibi yürüten uzman hekimdir. Tedavi sürecinde cerrah, radyasyon onkoloğu ve diğer uzmanlarla birlikte çalışır.
Onkoloji ile hematoloji arasındaki fark nedir?
Tıbbi onkoloji ağırlıklı olarak katı organ kanserlerinin (meme, akciğer, kalın bağırsak gibi) ilaç tedavisiyle ilgilenir. Hematoloji ise lösemi, lenfoma ve multipl miyelom gibi kan ve kemik iliği kanserlerinin yanı sıra kansızlık ve pıhtılaşma bozuklukları gibi kanser dışı kan hastalıklarıyla da ilgilenir. Lenfomalar bazı merkezlerde her iki bölüm tarafından da takip edilebilir.
Tıbbi onkoloji ile radyasyon onkolojisi aynı şey mi?
Hayır. Tıbbi onkoloji kanserin ilaçlarla tedavisini, radyasyon onkolojisi ise ışın tedavisini (radyoterapi) yürütür. İki bölüm birçok hastanın tedavisinde birlikte çalışır.
Onkoloji bölümüne sevksiz gidilir mi?
Özel hastanelerde onkoloji bölümüne doğrudan başvurulabilir. Ancak çoğu hasta, kanser tanısı veya güçlü bir şüphe oluştuktan sonra ilgili bölümden yönlendirilir. Belirti varsa önce ilgili uzmanlık alanında (örneğin memede kitle için genel cerrahi, kanlı balgam için göğüs hastalıkları) değerlendirme yapılması süreci hızlandırır.
Onkoloji bölümüne gitmek kanser olduğum anlamına mı gelir?
Her zaman değil. Onkoloji bölümüne kanser şüphesinin değerlendirilmesi, kalıtsal risk açısından danışmanlık, iyi huylu olduğu düşünülen bir kitlenin takibi veya daha önce tedavi edilmiş bir kanserin kontrolü gibi nedenlerle de başvurulabilir.
Kanser tamamen iyileşir mi?
Kanserin türüne, evresine ve biyolojik özelliklerine bağlıdır. Erken evrede yakalanan pek çok kanser tamamen tedavi edilebilir. İleri evrede ise amaç çoğu zaman hastalığı uzun süre kontrol altında tutmak ve yaşam kalitesini korumaktır. Bu nedenle erken tanı belirleyicidir.
Kanser kalıtsal mıdır?
Kanserlerin yalnızca küçük bir bölümü (yaklaşık %5-10'u) doğrudan kalıtsal genetik değişikliklerle ilişkilidir. Ailede genç yaşta kanser görülmesi, aynı tür kanserin birden fazla aile bireyinde bulunması veya bir kişide birden fazla kanser gelişmesi kalıtsal riski düşündürür ve genetik danışmanlık gerektirebilir.
Kanserden korunmak mümkün mü?
Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün değildir; ancak önemli ölçüde azaltılabilir. Sigara ve alkolden uzak durmak, sağlıklı kiloyu korumak, düzenli egzersiz yapmak, sebze ve meyveden zengin beslenmek, güneşten korunmak, HPV ve hepatit B aşılarını yaptırmak ve tarama programlarına katılmak en etkili yöntemlerdir.
Kemoterapi her kanser hastasına uygulanır mı?
Hayır. Bazı kanserler yalnızca ameliyatla, bazıları yalnızca radyoterapiyle tedavi edilebilir. Bazı hastalarda ise hedefe yönelik tedavi, immünoterapi veya hormon tedavisi kemoterapinin yerine ya da yanında kullanılır. Tedavi seçimi, tümörün türüne, evresine ve biyolojik özelliklerine göre yapılır.
Akıllı ilaç nedir?
"Akıllı ilaç", halk arasında hedefe yönelik tedaviler için kullanılan bir ifadedir. Bu ilaçlar kanser hücresinin büyümesini sağlayan belirli bir molekülü hedef alır. Kullanılabilmeleri için tümörde ilgili hedefin bulunduğunun testlerle gösterilmesi gerekir; bu nedenle her hastaya uygun değildir.
İmmünoterapi nedir, herkese uygulanabilir mi?
İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesini sağlayan tedavilerdir. Melanom, akciğer, böbrek ve mesane kanserleri gibi pek çok kanserde kullanılır. Ancak her kanser türünde ve her hastada etkili değildir; uygunluk tümörün özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre değerlendirilir.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetlerinizle ilgili değerlendirme ve tedavi planı için bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.
Emsey Tıbbi Yayın Kurulu