Akciğer Kanserinde En Büyük Tehdit Sigara

09 Nisan 2022

Radon Gazının sigaradan sonra ikinci akciğer kanseri nedeni olduğunu söyleyen Göğüs Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, özellikle, madencilerde ve gazın yoğun olarak bulunan bölgelerdeki konut veya işyerlerinde yaşayanların ve çalışanların etkileneceğinden radon gazı düzeylerini takip etmesi akciğer kanserinden korunmada önemli olduğuna dikkat çekti.

Akciğer kanseri hastalarının, kanser kitlelerinin bronşlara ve alveol denilen hava keselerine baskısı nedeniyle solunum güçlüğü yaşadıklarını belirten Emsey Hospital Göğüs Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, ciğerlerin yeteri kadar temiz havayı almaması ciğerde meydana gelebilecek hücrelerin tahribatına neden olabileceğini belirterek Akciğer kanseri Farkındalık ayı nedeniyle açıklamalarda bulundu.

MADEN OCAĞI ÇALIŞANLARI RİSK ALTINDA 

Kişinin sigara kullanımı radon gazına maruz kalma dozu ve süresi kanser gelişme riskini belirgin derecede artırdığını belirten Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, RADON gazının sigaradan sonra ikinci akciğer kanseri olma nedeni olduğunun altını çizdi. Daha çok hava yoluyla ve evlerde kullanılan su ile vücuda giren bir gaz olduğunu vurgulayan Görgüner, doğada oluşan radyasyonun yaklaşık yüzde 50’sinin radon kaynaklı olduğunu, bu türlerin akciğer dokusunda zararlı alfa partikülleri yayarak dokuyu oluşturan hücrelerin DNA’sında hasarlanmasına neden olduğunu belirtti.

“Ülkemizde maden ocaklarının bulunması sebebiyle özellikle, madencilerde ve bölgesel olarak belli yerlerde daha fazla olduğundan bu bölgelerdeki konut veya işyerlerinde yaşayanlarda ve çalışanlarda zararlı olacağından düzeylerinin takip edilmesi ve hastalığı tespit edilmiş hastaların göğüs hastalıkları uzmanı başvurarak kanser yönünden kontrol ve takip programına alınması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

TEŞHİSDE ETKİLİ

Özellikle erkeklerde en sık ölüme neden olan birinci kanser türü olan akciğer kanserinin erken evrede teşhisinin yapılabildiğini söyleyen vurgulayan Emsey Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, göğüs hastalıklarında özellikle girişimsel cerrahiye gerek kalmadan uygulanabilen bir yöntem olan Endobronsiyal Ultrasonografi (EBUS) ’un etkili olduğunun altı çizdi. Bu yöntemde ameliyathane şartlarında genel anesteziye gerek kalmadan orta derecede sedasyonla, işlemin süresi hastaya göre değişebilmekle birlikte, ortalama 15 – 30 dakika süren ve hastanın aynı gün içinde taburcu edilebildiğini belirtti.

Teşhis konulan evreye göre tedavinin belirlendiğini belirten Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, bilgisayarlı tomografi ve PET veya Fiberoptik bronkoskopi ile hastalığın hangi evre olduğunun tespit edilebildiğini söyledi

Fiberoptik bronkoskopi (FOB) sayesinde özellikle akciğer kanseri başta olmak üzere, birçok akciğer hastalıklarının tanı ve tedavisinin yapılabildiğini ifade eden Prof. Dr. Görgüner, her bronkoskopi yapılan hastanın akciğer kanseri olmadığını, bu yüzden hastaların bu işlemi yaptırmaktan çekinmemeleri gerektiğinin altını çizdi.

ŞİKAYETLER DİKKATE ALINMALI

Akciğer kanserinin en önemli belirtileri arasında uzun süreli öksürük, ağızdan kan gelmesi ve nefes darlığı gibi belirtilerin ilerleme evresinde meydana gelen rahatsızlıklar olduğunu söyleyen Göğüs Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, ses kısıklığı, kol ve göğüste ağrı, iştahsızlık ve kilo kaybı görüldüğünde hastalığın ileri evrede olduğu anlaşıldığını o zaman ameliyat şansı kalmayabileceğinin altını çizdi.

Vücudun bağışıklığının hastalığa yakalanma da önemli etken olduğunun altını çizen Görgüner, akciğer kanserlerinde beslenmenin önemli olduğunu vurguladı. Hastaların A ve C vitamini olan yiyecekleri tüketilmelerini tavsiye ederken bu hastaların özellikle anti-oksidan özelliği olan besinleri doktor kontrolünde tüketmesi gerektiğini belirtti. Görgüner beslenmeleri konusunda hastalara şu tavsiyelerde bulundu;

‘’Günlük kuruyemişlerden ceviz ve badem, günde en az 2 bardak yoğurt tüketilmeli, haftada 2 gün balık muhakkak yemelidirler.  Günde 2 litre su içmek çok önemli, günlük en az 20 dk lık hafif bir egzersiz ve yürüyüş, iyi bir uyku bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli’’ dedi.

İKİ ÇEŞİT TEDAVİ MÜMKÜN

Akciğer kanserlerinde cerrahi tedavinin açık veya kapalı yöntemle yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, ameliyatlar hakkında şu bilgileri paylaştı;

‘’Açık ameliyatta koltuk altından sırta doğru uzanan 15-20 cm uzunluğunda bir kesi yapılarak kaburgaları kesmeden birbirinden ayırarak akciğere ulaşılır. Akciğerin dış kısmına yerleşmiş olan, 3-4 cm’den büyük kanserler için ise kapalı ameliyat yapmak mümkün olabilmektedir.  Hastalar daha hızlı iyileşmekte ve hastaneden daha hızlı taburcu olabilmektedirler. Bir başka önemli avantajı ise, bağışıklık sistemi daha az etkilendiği için hastaların kanserden iyileşme ihtimalinin daha yüksek olmasıdır. Birkaç hafta sonra günlük hayat neredeyse normale döner’’ ifadelerini kullandı.

Ameliyat sonrasında evreye uygun olarak uygulanan kemoterapi tedavisi ile hastalığın ilerlemesinin durdurulabildiğini söyleyen Prof. Dr. Ali Metin Görgüner, akciğer kanserine karşı aşı yönteminin de etkili olabileceğine dikkat çekerek, hastanın aşı yönteminden önce kemoterapi ve radyoterapi alması bu tedavi yöntemlerinden sonuç alınamazsa aşı yöntemi denenmesinin daha doğru olabileceğini belirtti.

 




Yukarı