Siroz Nedir, Neden Olur? Belirtileri ve Tedavisi

15 Mayıs 2024

Siroz Nedir?

Siroz, karaciğerin normal dokusunun yerini ciddi düzeyde hasarlı doku ve nodüllerin (yuvarlak yapıların) aldığı kronik karaciğer hastalığıdır. Karaciğer, vücutta birçok hayati işlevi yerine getiren kompleks bir organdır. Siroz, bu işlevleri olumsuz etkileyerek vücutta çeşitli sağlık problemlerine neden olabilir.

Siroz, karaciğer hücrelerinin uzun süreli ve tekrarlayan hasar sonucu meydana gelir. Hasarlı hücrelerin yerini skar dokusu alır ve karaciğerin işlevini normal bir şekilde yerine getirmesini engeller. Siroz, alkol tüketimi, enfeksiyonlar (Hepatit B, Hepatit C), yağlı karaciğer hastalığı (NASH), demir birikimi (hemokromatoz), Wilson gibi genetik hastalıklar ve otoimmün hastalıklar nedeniyle meydana gelirler.

Sirozun ilerleyen aşamalarında, karaciğerin boyutu küçülür ve yaygın nodüler yapılar oluşur. Karaciğer, bu aşamada işlevselliğini önemli ölçüde yitirir. Vücudun diğer bölgelerinde ödem (şişme), sarılık (cilt ve gözlerde sararma), ascites (karın içinde sıvı birikimi), hafıza problemleri, kanama eğilimi ve diğer ciddi komplikasyonlar gelişebilir.

Sirozun tedavisi zorlu bir süreçtir. Hastalığın ilerleme aşamasına, altta yatan nedenlere ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak farklılık gösterir. Erken teşhis, uygun tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri, sirozun ilerlemesini yavaşlatma ve komplikasyonları önlemede önemli bir rol oynar. Ayrıca, sirozu önlemeye yönelik alkol tüketiminin sonlandırılması, hepatit B, hepatit C gibi enfeksiyonlara karşı korunma ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimseme gibi tedbirler alınmalıdır.

 

Aşırı alkol tüketimi, siroz gelişme riskini artırır.

Siroz Neden Olur?

Siroz hastalığının nedenleri arasında en yaygın olanlar:

  • Aşırı alkol tüketimi: Alkol, karaciğerde ciddi hasara neden olur ve alkolik siroza yol açabilir. Aşırı ve uzun süreli alkol tüketimi, siroz gelişme riskini artırır.
  • Enfeksiyonlar: Hepatit B ve hepatit C gibi viral enfeksiyonlar, karaciğerde uzun süreli inflamasyonla siroz riskini artırır. Türkiye’de sirozun en sık nedeni 2007 yılında %60’la kronik viral hepatitler olarak bildirilmiştir.
  • Yağlı karaciğer hastalığı (NASH): Obezite, tip 2 diyabet ve yüksek kolesterol gibi metabolik hastalıklar, karaciğerde yağ birikimine ve iltihaplanmaya neden olabilir ve siroz riskini artırabilir.

Daha az yaygın olan nedenleri ise:

  • Hemokromatoz: Hemokromatoz, vücutta aşırı demir birikimine neden olan genetik bir hastalıktır. Demir birikimi, karaciğere zarar vererek siroz riskini artırır.
  • Otoimmün hepatit: Otoimmün hepatit ve primer biliyer siroz gibi otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin karaciğer hücrelerine saldırması sonucu karaciğer hasarına ve siroz gelişimine neden olabilir.
  • Genetik faktörler: Ailesel siroz vakaları veya genetik yatkınlık, siroz riskini artırabilir.
  • İlaç ve toksinler: Bazı ilaçlar ve toksinler, karaciğerde hasara yol açarak siroz olasılığını artırabilir.
  • Safra yolu tıkanıklığı: Safra yollarında tıkanıklık, karaciğerde safra birikimine ve hasara neden olarak siroz riskini artırabilir.
  • Metabolik hastalıklar: Wilson hastalığı, galaktozemi ve diğer metabolik hastalıklar, karaciğerde hasara yol açarak siroz riskini artırabilir.
  • Cinsiyet ve yaş: Erkeklerde siroz riski kadınlara göre daha yüksektir. Ayrıca, ileri yaş, siroz gelişme riskini artırabilir.

 

Siroz erken evrede belirti göstermeyebilir.

Siroz Belirtileri Nelerdir?

Sirozun erken evrelerinde belirtiler hafif olabilir veya fark edilmeyebilir. Ancak, hastalık ilerledikçe belirtiler şiddetlenebilir ve hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Belirtiler hastalığın ilerlemesine, altta yatan nedenlere ve bireyin genel sağlık durumuna bağlı olarak çeşitlilik gösterebilir. Ancak, yaygın olarak görülen siroz belirtileri şunlardır:

  • Yorgunluk ve halsizlik
  • İştahsızlık ve kilo kaybı
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Karın ağrısı
  • Sarılık (cilt ve gözlerde sararma)
  • Karında sıvı birikmesi nedeniyle şişlik (ascites)
  • Bacaklarda şişme (ödem)
  • Kaşıntı
  • Kas kaybı
  • Hafıza problemleri ve zihinsel bulanıklık
  • Vücutta kanama ve morarma
  • Kadınlarda adet düzensizliği
  • Erkeklerde göğüslerin büyümesi (jinekomasti), testislerin küçülmesi
  • Ciltte örümcek ağını andıran damarlanma
  • Avuç içlerinde kızarıklık

 

Yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı, karın şişliği, ödem, sarılık, kolay morarma veya kanama gibi belirtiler sirozun tanısında dikkate alınır.

Siroz Tanısı Nasıl Konulur?

Siroz hastalığının tanısında hastanın semptomları, öyküsü ve fizik muayenesi doğru tanıya ulaşmada önemlidir. Sirozun erken evrelerinde belirtiler hafif veya yok denecek kadar az olabilirken, hastalık ilerledikçe daha belirgin semptomlar ortaya çıkabilir. Yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı, karın şişliği, ödem, sarılık, kolay morarma veya kanama gibi belirtiler sirozun tanısında dikkate alınır. Ayrıca, hastanın alkol tüketimi, ilaç kullanımı, hepatit enfeksiyonları ve diğer risk faktörleri de sorgulanır.

Laboratuvar Testleri:

Sirozun tanısında ve altta yatan nedenin belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Aşağıdaki laboratuvar testleri siroz hastalığının değerlendirilmesinde kullanılır:

Karaciğer Fonksiyon Testleri: Aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), gama-glutamil transferaz (GGT), alkalen fosfataz (ALP) ve bilirubin gibi karaciğer enzimleri ölçülür. Bu enzimlerin düzeylerindeki artış, karaciğerde hasar olduğunu gösterebilir.

Kan Tam Sayımı: Hemoglobin, lökosit ve trombosit sayıları ölçülerek kan durumu değerlendirilir. Siroz hastalarında sıklıkla düşük trombosit sayısı (trombositopeni) ve düşük hemoglobin düzeyleri (anemi) görülebilir.

Kan Pıhtılaşma Testleri: Karaciğer, pıhtılaşma faktörleri üretir. Sirozda karaciğer fonksiyonu bozulduğu için kanın pıhtılaşma yeteneği azalabilir. Bu nedenle, protrombin zamanı (PT) ve uluslararası normalize edilmiş oran (INR) gibi pıhtılaşma testleri yapılarak kanın pıhtılaşma durumu değerlendirilir.

Serum Proteinleri: Albumin ve globulin gibi serum proteinlerinin düzeyleri ölçülerek karaciğerin sentetik fonksiyonu değerlendirilir.

Görüntüleme Yöntemleri:

Ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG), karaciğerin boyutunu, yapısal değişiklikleri ve olası tümörleri değerlendirmede kullanılır.

Karaciğer Biyopsisi:

Tanı konusunda en kesin yöntemlerden biri karaciğer biyopsisidir. Bu işlem, ince bir iğne kullanılarak karaciğerden bir doku örneği alınarak yapılır. Alınan doku, mikroskop altında incelenerek sirozun tipi, evresi ve altta yatan nedeni belirlenir.

 

Siroz evreleri, hastalığın ilerlemesini ve ciddiyetini belirlemek için kullanılır.

Sirozun Evreleri Nelerdir?

Siroz, genellikle dört evrede sınıflandırılır. Bu evreler, hastalığın ilerlemesini ve ciddiyetini belirlemek için kullanılır.

Erken Evre (Kompense Siroz): Bu evrede karaciğerdeki hasar, büyük oranda telafi edilebilir ve bazı işlevler yerine getirilebilir. Bağ dokusu artışı (fibrozis) oluşmuş olsa da karaciğer hücreleri hala yeterli işlev görebilir. Hastada genellikle belirgin semptomlar görülmez ve karaciğer fonksiyon testlerinde hafif değişiklikler olabilir.

Orta Evre (Subkompense Siroz): Sirozun bu evresinde, karaciğer hasarı ilerlemiş ve fonksiyonel olarak daha fazla bozulmuştur. Karaciğer hücreleri artık yeterince işlev göremez ve hastada belirgin semptomlar ortaya çıkabilir. Özellikle yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı ve halsizlik gibi semptomlar görülebilir. Ayrıca, kan testlerinde karaciğer enzimlerinin yüksek olduğu ve karaciğerin sentetik işlevlerinin azaldığı görülebilir.

İleri Evre (Dekompense Siroz): Bu evrede siroz hastalığı ileri düzeydedir ve karaciğerin fonksiyonları ciddi şekilde bozulmuştur. Karaciğerdeki hasar geri dönüşümsüz hale gelmiştir ve karaciğer hücrelerinin çoğu zarar görmüştür. Hastada ciddi semptomlar ve komplikasyonlar görülür. Ödem, sarılık, karın şişliği, mide ve yemek borusu varisleri, hepatik ensefalopati gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Karaciğer fonksiyon testleri ciddi düzeyde anormaldir ve kan pıhtılaşma bozuklukları gelişebilir.

Son Evre (Terminolojik Siroz): Bu evre, sirozun en son ve en ciddi evresidir. Karaciğer fonksiyonları neredeyse tamamen kaybolmuş ve karaciğerdeki komplikasyonlar diğer organları da etkilemiştir. Hastada hayati tehlikeye neden olan ciddi komplikasyonlar (örn. karaciğer yetmezliği) gelişir. Terminolojik siroz, hastalığın ilerlemiş ve genellikle geri dönüşümsüz olduğu aşamayı ifade eder.

 

Siroz ilerledikçe bir dizi komplikasyon gelişebilir.

Sirozun Komplikasyonları Nelerdir?

Siroz ilerledikçe bir dizi komplikasyon gelişebilir. Özellikle portal hipertansiyon sonucu mide ve yemek borusu varisleri, karaciğer kanseri, hepatik ensefalopati, karaciğer yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

 

Sirozun tamamen tedavisi mümkün değildir.

Sirozun Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Siroz hastalığının tedavi yöntemleri, komplikasyonları önlemeyi ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlar. Sirozun tamamen tedavisi mümkün değildir, bu nedenle tedavi süreci genellikle semptomları kontrol altına almayı ve altta yatan nedenleri ele almaya odaklanır.

Karaciğer nakli, ciddi karaciğer hasarı olan hastalarda, önemli bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. Nakil adayları, bir multidisipliner ekip tarafından değerlendirilir ve uygun adaylık kriterlerine sahip olanlar için nakil işlemi planlanır. Nakil için uygun bir donör bulunması da önemli bir süreçtir. Donör genellikle aile üyesi veya yakın ilişkiye sahip bir kişi olabilir. Ayrıca beyin ölümü gerçekleşmiş bir bağışçıdan alınan karaciğerler de nakil için kullanılabilir.

Karaciğer nakli, siroz hastalarında başarıyla uygulanabilen etkili bir tedavi seçeneğidir. Ancak, nakil sonrası hastanın düzenli tıbbi takip ve ilaç tedavisine uyumu önemlidir. Nakil sonrası bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar (immünsüpresif ilaçlar) almak, vücutta yeni organın kabul edilmesini sağlamak için gereklidir.

 

Siroz, karaciğer hücrelerinin uzun süreli ve tekrarlayan hasar sonucu meydana gelir.

SİROZ HASTALIĞINDA SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Siroz bulaşıcı mıdır?

Hayır, siroz bulaşıcı bir hastalık değildir. Siroz, karaciğerde uzun süreli ve geri dönüşümsüz hasarların sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır.

  • Siroz önlenebilir mi?

Bazı nedenler önlenebilse de tamamen önlenemez. Alkol ve sigara kullanımını sonlandırmak, hepatit b ve c enfeksiyonlarına karşı aşıları yaptırmak, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite gibi faktörler siroz riskini azaltabilir.

  • Siroz hastaları nasıl beslenmeli?

Siroz hastalarının beslenmesi, karaciğerin işlevini desteklemek, komplikasyonları önlemek ve genel sağlık durumunu iyileştirmek için önemlidir. Siroz hastalarının tuz kısıtlaması, yeterli protein alımı, sağlıklı yağ tercihi, alkol tüketiminin sonlandırılması, b vitamini takviyeleri, sıvı alımı gibi düzenli ve dengeli beslenme planlarını uygulaması önemlidir.

  • Siroz ölümcül müdür?

Evet, siroz ciddi bir karaciğer hastalığıdır ve ilerleyen evrelerde ölümcül olabilir.



Ekleme Tarihi: 15.05.2024
Güncelleme Tarihi: 15.05.2024
Yukarı